Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksaklıkları, küresel gübre tedarikini ve tarımsal üretimi tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler, ABD ile İran arasında gübre sevkiyatına yönelik bir anlaşma sağlanamaması halinde bazı bölgelerde ekim döneminin kaçırılabileceği uyarısında bulunurken, Uluslararası Ticaret Odası’nın senaryosuna göre kesintilerin sürmesi tahıl fiyatlarında yüzde 81’e varan artışa yol açabilir.
Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri petrol ve doğal gaz fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor. Dünyanın en önemli enerji ve ticaret geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kesintileri, gübre üretiminde kullanılan temel girdilerin tedarikini de aksatırken tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Birleşmiş Milletler yetkilileri, krizin uzaması halinde özellikle Asya ve Afrika’nın bazı bölgelerinde gıda güvenliğinin tehlikeye girebileceği uyarısında bulunuyor. Reuters’ın haberine göre, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Proje Hizmetleri Ofisi İcra Direktörü Jorge Moreira da Silva, ABD ile İran arasında gübrelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişini sağlayacak bir mekanizma üzerinde anlaşma sağlanmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Da Silva, anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanamaması halinde ekim döneminin kaçırılabileceğine dikkat çekti.
Küresel gübre ticaretinin kritik noktası
Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların gübre piyasası açısından etkisi, bölgenin küresel ticaretteki ağırlığından kaynaklanıyor. Savaş öncesinde dünya genelinde ticareti yapılan ürenin yaklaşık üçte biri ve deniz yoluyla taşınan kükürdün neredeyse yarısı bu güzergâhtan geçiyordu. Üre, tarımda en yaygın kullanılan azotlu gübrelerden biri olurken kükürt de çeşitli gübrelerin üretiminde önemli bir girdi olarak kullanılıyor.
Bölgedeki sevkiyatların kesintiye uğraması, yalnızca gübre ihracatını değil, tarımsal girdilerin üretim ve dağıtım zincirini de etkiliyor. Gübre üretiminde kullanılan doğal gazın temininde yaşanan sorunlar, üretim maliyetlerini artırırken ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılmasını da zorlaştırıyor.
Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü’nün değerlendirmelerine göre, Körfez bölgesinden gübre sevkiyatları çatışmanın başlamasından aylar sonra da büyük ölçüde durmuş durumda. Haziran ortası ile temmuz ortası arasındaki ateşkes döneminde deniz taşımacılığının kısmen yeniden başlaması da gübre sevkiyatlarında belirgin bir toparlanma sağlamadı.
Tahıl fiyatlarında yüzde 81’e varan artış riski
Gübre tedarikindeki aksaklıkların tarımsal üretime yansıması, fiyatlar üzerindeki baskının daha uzun süre devam etmesine neden olabilir. Uluslararası Ticaret Odası’nın ağustos ayında yayımladığı çalışmaya göre, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin sürmesi halinde emtia fiyatlarında tahıllarda yüzde 81’e, yağ bitkilerinde yüzde 66’ya ve hayvansal ürünlerde yüzde 30’a varan artışlar görülebilir.
Bu oranlar gerçekleşmiş fiyat artışlarını değil, kesintilerin devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek risk senaryosunu ifade ediyor. Ancak ekim döneminde gübreye erişimin kısıtlanması, çiftçilerin girdi kullanımını azaltmasına veya ekim kararlarını değiştirmesine yol açarsa etkiler yalnızca mevcut fiyatlarla sınırlı kalmayabilir. Tarımsal verimde yaşanabilecek düşüş, sonraki hasat dönemlerinde arzın azalması riskini de beraberinde getiriyor.
Enerji, gübre ve iklim baskısı aynı anda büyüyor
Küresel tarım üzerindeki baskı yalnızca gübre arzındaki kesintilerden kaynaklanmıyor. S&P Global’in değerlendirmelerini aktaran uluslararası basında, enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra dizel tedarikindeki sorunlar ve beklenen El Niño koşullarının tarımsal üretim için ek risk oluşturduğu belirtiliyor.
Dizel, tarım makinelerinin çalıştırılmasından ürünlerin taşınmasına kadar üretim zincirinin farklı aşamalarında kullanılıyor. Yakıt maliyetlerinin yükselmesi, çiftçilerin üretim giderlerini artırırken ürünlerin depolama ve nakliye maliyetlerine de yansıyor. El Niño kaynaklı kuraklık ve aşırı yağış ihtimali ise bazı tarım bölgelerinde verimi olumsuz etkileyebilir.
Bu gelişmelerin aynı dönemde yaşanması, tarımsal emtia piyasalarında arz ve fiyat dalgalanmalarının büyümesi riskini artırıyor. Ancak ortaya çıkacak etkinin büyüklüğü, çatışmanın süresine, gübre sevkiyatlarının ne ölçüde yeniden başlayacağına ve hava koşullarına bağlı olacak.
BM’den gübre sevkiyatı için özel mekanizma önerisi
Birleşmiş Milletler, gübre sevkiyatlarının yeniden başlaması için ABD ile İran arasında anlaşmaya dayalı bir geçiş mekanizması öneriyor. Plan kapsamında Umman’da kurulacak bir koordinasyon merkezinin gemileri kaydetmesi, güvenli geçişi düzenlemesi ve yüklerin doğrulanması öngörülüyor.
BM yetkilisine göre, günde yalnızca beş geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin sağlanması bile gübreye acil ihtiyaç duyan ülkelere tedarikin sürdürülmesine yardımcı olabilir. Mekanizmanın devreye girebilmesi için taraflar arasında anlaşma sağlanması gerekiyor.
Hürmüz’deki krizin ne zaman sona ereceği belirsizliğini korurken, tarım sektörü açısından zamanlama giderek daha önemli hale geliyor. Gübre sevkiyatlarının ekim dönemine yetişmemesi, bugünkü maliyet artışlarının ötesinde, gelecek hasatların verimini ve gıda arzını da etkileyebilir. Bu nedenle enerji krizinin gıda piyasalarına yansıması, önümüzdeki dönemde küresel enflasyonun ve gıda güvenliğinin seyrini belirleyecek önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.






