Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 21 Eylül'de Ankara Üniversitesi Kalecik Bağcılık Araştırma ve Uygulama İstasyonu'nu ziyaretinde, bu yıl Türkiye'de 3 milyon 850 bin ton üzüm üretimi gerçekleşeceğini açıkladı. Yumaklı, 2025'te üretimin yaklaşık 2,5 milyon tonda kaldığını hatırlattı; bu, yıllık bazda yaklaşık yüzde 54'lük bir artışa karşılık geliyor.

Bakan, geçen yıl kuraklık ve zirai don kaynaklı kayıplar yaşandığını, 2026'nın ise son 66 yılın en yağışlı yılı olduğunu vurguladı. Türkiye taze üzüm üretiminde dünyada yedinci, kuru üzüm ihracatında ise birinci sırada bulunuyor.

Yumaklı, bitkisel üretimde bu yıl 140 milyon tonun aşılacağını da söyledi. Bakan ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bu sezon 12,3 milyon ton hububat alarak üreticiye 180 milyar lira ödediğini, bunun TMO açısından Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu belirtti.

Yağışın etkisi tahılda da görülüyor. Yumaklı, 28 Eylül'de Taşkent'te yaptığı konuşmada bu sezon 24,5 milyon ton buğday ve 10 milyon ton arpa beklendiğini, bunun kuraklıktan etkilenen geçen yıla göre yüzde 44'lük artış anlamına geldiğini söyledi.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Bakanlığın açıklaması, yılın başındaki tahminlerle uyumlu bir toparlanmaya işaret ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 3 Haziran'da yayımladığı bitkisel üretim birinci tahmininde meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin önceki yıla göre yüzde 57,8 artacağı, toplam bitkisel üretimin ise yüzde 16,5 yükseleceği öngörülmüştü. Aynı tahminde elmada yüzde 93,6, şeftalide yüzde 88,6 artış bekleniyordu.

Vatandaşa nasıl yansıyor?

Rekoltenin artması, sofralık üzüm ve üzümden üretilen pekmez, kuru üzüm gibi ürünlerde arzı rahatlatabilir. Geçen yıl dondan zarar gören bağlardaki toparlanma, fiyatlar üzerindeki arz baskısını hafifletebilir.

İş dünyasına etkisi ne?

Ege'deki kuru üzüm ihracatçıları için ürün bolluğu ihracata konu edilebilecek miktarı artırıyor. Öte yandan bol rekolte yıllarında üretici fiyatlarının gerilemesi, bağcı gelirini baskılayabilen bir etken.