Ortadoğu'daki savaşın küresel enerji piyasalarına etkisi giderek ağırlaşırken, petrol arzındaki kesintilerin boyutu yeni verilerle ortaya çıkıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin devlet petrol şirketi ADNOC'un CEO'su Sultan Al Jaber, Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatın aksamasından bu yana küresel petrol stoklarından yaklaşık 1 milyar varil çekildiğini açıkladı. Bazı pazarlarda dizel stokları 35 yılın en düşük mevsimsel seviyesine gerilerken, petrolün varil başına maliyetinde taşımacılık ve lojistiğin payı yüzde 5'in altından yüzde 30'un üzerine çıktı.
Küresel petrol piyasasında arz güvenliğine ilişkin endişeler derinleşiyor. ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat kesintileri, petrol üretiminden uluslararası taşımacılığa kadar enerji tedarik zincirinin birçok halkasını etkiliyor. Yaşanan aksamaların telafi edilmesi için depolardaki petrolün kullanılması ise küresel stokları hızla azaltıyor.
Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'nin (ADNOC) CEO'su Sultan Al Jaber, 2 Kasım'da Abu Dabi'de başlayan ADIPEC 2026 enerji konferansında yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintilerden bu yana dünya genelindeki petrol stoklarından yaklaşık 1 milyar varil çekildiğini söyledi.
Al Jaber'e göre bu gelişme, küresel enerji sisteminin beklenmedik arz şoklarına karşı sahip olduğu güvenlik tamponlarının önemli ölçüde zayıfladığına işaret ediyor.

Dizel stokları 35 yılın en düşük seviyesinde
Petrol stoklarındaki gerilemenin yanı sıra rafine ürün piyasalarında da ciddi bir sıkışma yaşanıyor.
Al Jaber, bazı pazarlarda dizel stoklarının yılın bu dönemi için son 35 yılın en düşük seviyesine indiğini belirtti. Bazı bölgelerde ise sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arz açığının 600 milyar fit küpe ulaştığını ifade etti.
Özellikle dizel piyasasındaki gelişmeler, enerji krizinin sanayi ve taşımacılık üzerindeki etkileri açısından önem taşıyor. Kamyon taşımacılığından denizcilik faaliyetlerine, tarımdan üretim tesislerine kadar geniş bir alanda kullanılan dizelin fiyatındaki yükseliş, şirketlerin işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Reuters'ın aktardığına göre savaş kaynaklı arz kesintileri nedeniyle birçok pazarda dizel fiyatları rekor seviyelere yükseldi. Bu durum, hükümetler açısından enflasyonla mücadeleyi zorlaştırırken tüketicilerin yaşam maliyetleri üzerindeki baskıyı da artırıyor.
Petrolün lojistik maliyeti 6 katına çıktı
ADNOC CEO'sunun açıklamasında en dikkat çekici verilerden biri de petrol taşımacılığındaki maliyet artışı oldu.
Al Jaber, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler öncesinde taşımacılık ve lojistik giderlerinin bir varil petrolün maliyetindeki payının yüzde 5'in altında olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 30'u aştığını söyledi.
Böylece lojistik maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payı en az altı katına çıkmış oldu.
Bu değişim, petrol piyasasında yalnızca üretim miktarının değil, üretilen petrolün alıcılara hangi koşullarda ulaştırıldığının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
Ortadoğu'daki sevkiyat sorunları nedeniyle tankerlerin alternatif güzergâhlara yönelmesi, nakliye sürelerinin uzaması, sigorta giderleri ve lojistik riskler enerji ticaretinin maliyet yapısını değiştiriyor.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin yanı sıra taşıma maliyetlerindeki artış, ithalatçı ülkeler ve rafineriler açısından ilave bir maliyet baskısı yaratıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı rezervleri devreye aldı
Küresel enerji arzındaki baskıyı hafifletmek amacıyla uluslararası kuruluşlar da harekete geçmiş durumda.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ekim ayında piyasaya 20 milyon varilin üzerinde dizel sunulmasını kararlaştırdı. Ayrıca mart ayında taahhüt edilen rekor büyüklükteki acil petrol rezervi kullanımından kalan miktarın da piyasaya verilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.
Bu adımların amacı, arz kesintilerinin etkisini sınırlamak ve yükselen enerji fiyatları üzerindeki baskıyı azaltmak.
Ancak stratejik rezervlerin piyasaya sunulması, kısa vadede arzı desteklese de stokların yeniden doldurulması gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.
Enerji piyasaları açısından temel sorun, kesintilerin ne kadar süreceği ve kullanılan stokların hangi hızda yerine konulabileceği.
Aramco'dan da stok uyarısı
Küresel petrol stoklarına ilişkin endişeler yalnızca ADNOC ile sınırlı değil.
Suudi Arabistan'ın devlet petrol şirketi Saudi Aramco'nun CEO'su Amin Nasser de ekim ayında yaptığı açıklamada, dünya genelindeki ticari petrol stoklarının 6 milyar varilin altına indiğini bildirdi.
Nasser, bu stokların büyük bölümünün pratikte piyasaya sunulabilecek durumda olmadığını vurguladı.
Bu açıklama, küresel stok miktarı ile ihtiyaç halinde hızla kullanılabilecek petrol miktarının aynı olmadığını ortaya koyuyor.
Petrolün bulunduğu ülke, depolandığı tesis, teknik özellikleri ve taşınabilirliği, kriz dönemlerinde arz güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Enerji güvenliğinde yeni dönem: Üretmek yetmiyor
ADNOC CEO'su Al Jaber, yaşanan krizin küresel enerji güvenliği anlayışının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını belirtti.
Al Jaber'e göre enerji güvenliğini yalnızca üretim kapasitesiyle ölçmek artık yeterli değil. Petrolün üretildiği noktadan tüketiciye güvenli ve ekonomik biçimde ulaştırılması da aynı derecede önemli.
Bu kapsamda stratejik depolama kapasitesinin artırılması, rafine petrol ürünleri için daha büyük stoklar oluşturulması ve tüketim merkezlerine yakın esnek rafineri altyapılarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Al Jaber, enerji altyapısının kriz ortaya çıktıktan sonra değil, olası kesintiler yaşanmadan önce inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında enerji güvenliği için beş öncelik sıralayan Al Jaber, erişilebilir arzın yanı sıra güvenli sevkiyat güzergâhları, riskleri önceden tespit edebilen akıllı operasyon sistemleri, yatırımları destekleyen finansman ve sigorta mekanizmaları ile insan kaynağının önemine dikkat çekti.
Petrol piyasasında asıl risk stokların yenilenmesi
Küresel petrol piyasası açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri, arz kesintileri nedeniyle kullanılan stokların nasıl yeniden oluşturulacağı olacak.
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat sorunlarının devam etmesi halinde ülkelerin mevcut stoklarına daha fazla başvurması gerekebilir. Bu da ilerleyen dönemde yeni bir arz kesintisine karşı kullanılabilecek petrol miktarını azaltabilir.
Öte yandan sevkiyatın normalleşmesi durumunda bile stokların yeniden doldurulması için oluşacak talep, petrol piyasasındaki arz-talep dengesini etkileyebilir.
Dolayısıyla küresel enerji piyasalarında yalnızca günlük petrol üretimi ve fiyat hareketleri değil, depolardaki kullanılabilir petrol miktarı da giderek daha önemli bir gösterge haline geliyor.
ADNOC CEO'sunun açıkladığı yaklaşık 1 milyar varillik stok çekilişi, enerji piyasalarının karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca bugünkü arz kesintileriyle sınırlı olmadığını, gelecekteki krizlere karşı dayanıklılığın da zayıfladığını ortaya koyuyor.





