Ortadoğu'daki çatışmalar ve Rusya'ya yönelik saldırılar küresel enerji arzını sarsarken, dünyanın en büyük beş petrol şirketi yılın üçüncü çeyreğinde toplam 56,3 milyar dolar düzeltilmiş net kâr elde etti. Küresel rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 10'unun devre dışı kalması, akaryakıt fiyatlarını yükseltirken faaliyetini sürdüren rafinerilerin kârlılığını tarihi seviyelere taşıdı. Petrol devleri ise artan kazançlarına rağmen yeni yatırımlarda temkinli davranıyor.

Küresel enerji piyasalarında savaşların yarattığı arz krizi, petrol şirketlerinin bilançolarına rekor düzeyde kâr olarak yansıdı. ABD merkezli ExxonMobil ve Chevron, İngiliz BP ve Shell ile Fransız TotalEnergies, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde toplam 56,3 milyar dolar düzeltilmiş net kâr açıkladı. Beş şirketin tamamı analistlerin kâr beklentilerini aşarken, Bloomberg'in derlediği verilere göre söz konusu rakam, sektörün tarihindeki en yüksek üçüncü çeyreklik toplam kazanç oldu.

Şirketlerin kârlarındaki artışın arkasında yalnızca ham petrol fiyatlarının yükselmesi bulunmuyor. Ortadoğu'daki savaş ve Rusya'daki enerji tesislerine yönelik saldırılar, küresel rafineri kapasitesinin önemli bir bölümünü devre dışı bırakarak benzin, motorin ve jet yakıtı arzında ciddi bir sıkışıklığa neden oldu.

Şubat ayı sonunda İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana uluslararası petrol fiyatları yaklaşık yüzde 60 yükselirken, rafineri faaliyetleri enerji sektörünün en kârlı alanlarından birine dönüştü.

Bilgi

Büyük petrol şirketleri, savaş kaynaklı yüksek fiyatların kalıcı olmayabileceği düşüncesiyle uzun vadeli yatırım bütçelerinde belirgin bir artışa gitmiyor. Şirketler bunun yerine elde ettikleri yüksek nakit akışını borçlarını azaltmak, bilançolarını güçlendirmek ve hissedarlarına kaynak aktarmak için kullanmayı tercih ediyor.

Rafinerilerde tarihi kâr artışı

Küresel yakıt arzındaki daralma, üretime devam edebilen rafinerilerin kâr marjlarını olağanüstü seviyelere taşıdı.

ExxonMobil'in rafineri faaliyetlerinden elde ettiği üçüncü çeyrek kârı 9,05 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemindeki kazancın yaklaşık beş katına karşılık geliyor.

Chevron'un rafineri kârı ise yıllık bazda dört katına çıkarak 4,93 milyar dolara yükseldi. Böylece şirket, rafineri faaliyetlerinde tarihinin en yüksek çeyreklik kazancını elde etti.

BP'nin üçüncü çeyrekte açıkladığı 8,46 milyar dolarlık düzeltilmiş net kârın yarısından fazlası, rafineri ve enerji ticaretini de kapsayan faaliyetlerinden geldi.

Shell ve TotalEnergies de güçlü rafineri marjları ve yükselen enerji fiyatlarının desteğiyle beklentilerin üzerinde finansal sonuçlar açıkladı.

Küresel yakıt üretim kapasitesinin yüzde 10'u devre dışı

Petrol piyasalarındaki sıkışıklığın en önemli nedenlerinden biri, ham petrol arzının yanı sıra petrolü benzin ve motorine dönüştüren tesislerde yaşanan üretim kayıpları oldu.

Bloomberg'in analizine göre Ortadoğu'daki çatışmalar ve Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilere yönelik saldırıları, dünya genelindeki yakıt üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 10'unu devre dışı bıraktı.

Bu durum, ham petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt fiyatlarına daha güçlü yansımasına yol açtı. Rafineri kapasitesindeki daralma nedeniyle faaliyetlerini sürdürebilen tesisler daha yüksek kâr marjlarıyla çalışmaya başladı.

Özellikle ABD'nin Körfez kıyısındaki rafinerilerinde kâr marjlarının eylül ayında varil başına 72 dolara kadar yükselmesi, sektördeki olağanüstü koşulları ortaya koydu. Bu seviye, yıl içerisinde üç kattan fazla artışa işaret ediyor.

Kâr büyüyor ama yatırımlar aynı hızda artmıyor

Petrol devlerinin rekor kazançlarına rağmen yeni yatırımlarda temkinli davranması ise enerji piyasalarındaki dikkat çekici gelişmelerden biri oldu.

Reuters'ın analizine göre büyük petrol şirketleri, savaş kaynaklı yüksek fiyatların kalıcı olmayabileceği düşüncesiyle uzun vadeli yatırım bütçelerinde belirgin bir artışa gitmedi.

Bilgi

Ortadoğu'daki çatışmalar ve Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilere yönelik saldırıları, dünya genelindeki yakıt üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 10'unu devre dışı bıraktı.

Şirketler bunun yerine elde ettikleri yüksek nakit akışını borçlarını azaltmak, bilançolarını güçlendirmek ve hissedarlarına kaynak aktarmak için kullanmayı tercih ediyor.

Beş büyük enerji şirketinin toplam net borcu, yılın ilk çeyreğindeki 204 milyar dolardan 117 milyar dolara gerilerken, hisse geri alımları 12,3 milyar dolara ulaştı.

ExxonMobil yıllık 20 milyar dolarlık hisse geri alım programını sürdürme kararı alırken, Shell dördüncü çeyrek için geri alım tutarını 5 milyar dolara yükseltti.

Enerji devlerinin bu yaklaşımı, sektörün mevcut yüksek fiyat ortamını kalıcı bir büyüme döneminin başlangıcı olarak değerlendirmediğini gösteriyor.

Enerji piyasalarında yeni dalgalanma riski

Savaşların enerji altyapısı üzerindeki etkileri sürerken, küresel piyasalarda fiyat dalgalanmalarının devam edebileceği belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısında toparlanma yaşanmasına rağmen, rafineri kapasitesindeki kayıplar ve enerji taşımacılığındaki riskler piyasalar üzerindeki baskıyı sürdürüyor.

Bugüne kadar stratejik ve ticari petrol stoklarından sağlanan arz desteğinin giderek azalması da yeni fiyat artışları açısından risk oluşturuyor.

Enerji şirketleri açısından yüksek kâr anlamına gelen bu tablo, tüketiciler ve enerji yoğun sektörler için ise daha yüksek yakıt maliyetleri anlamına geliyor.