Suudi Arabistan’daki petrol sahasına yönelik saldırı ve ticari gemilere ilişkin güvenlik endişeleri, Brent petrolü varil başına 110 doların üzerine taşıdı. ABD’nin bölgedeki bazı diplomatik temsilciliklerinden personel ve ailelerini çekme kararı da gerilimin tırmanabileceği endişelerini artırırken, enerji arzına ilişkin riskler küresel piyasaların gündeminde kalmayı sürdürüyor.

Uluslararası petrol fiyatları, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin enerji arzını tehdit etmesiyle yükseldi. Brent vadeli petrol kontratları 1,29 dolar artarak varil başına 110,11 dolara, ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise 97 sent yükselişle 98,12 dolara ulaştı.

Fiyatlardaki yükselişte, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği saldırılar ve ABD’nin bölgedeki diplomatik personelinin güvenliğine ilişkin aldığı önlemler etkili oldu. Çarşamba günü Dammam’daki sivil havaalanına düzenlenen saldırıda bir kişi hayatını kaybederken, bir Suudi petrol sahasına yönelik insansız hava aracı saldırısında da iki kişinin öldüğü bildirildi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suudi Arabistan’daki bazı temsilciliklerden aile üyelerini çekmeyi planladığı da aktarıldı.

Petrol taşımacılığında güvenlik riski büyüyor

Piyasaların odağında yalnızca petrol üretimi değil, ham petrolün uluslararası pazarlara ulaştırılmasında kullanılan deniz yollarının güvenliği de bulunuyor. Reuters’ın aktardığı Kpler verilerine göre iki haftalık dönemde ticari gemilere yönelik en az 18 saldırı gerçekleşti.

LSEG analistleri, gemilere yönelik tehditlerin Hürmüz Boğazı’nın ötesine, Umman Körfezi’ne kadar uzandığına dikkat çekti. Bu durum, bölgedeki petrol yüklemelerini ve arzın sürdürülmesine yardımcı olan gemiden gemiye transfer operasyonlarını da riske sokuyor.

Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz yollarında yaşanabilecek aksaklıklar, üretim devam etse bile petrolün tüketici ülkelere ulaştırılmasını zorlaştırabilir. Taşımacılıkta gecikmelerin ve güvenlik maliyetlerinin artması da petrol fiyatlarına jeopolitik risk primi olarak yansıyabilir.

ABD’nin petrol stokları beklentilerden fazla azaldı

Fiyatları destekleyen bir diğer gelişme, ABD’nin ham petrol stoklarındaki düşüş oldu. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre ülkenin ticari ham petrol stokları, 16 Ekim’de sona eren haftada 3,06 milyon varil azalarak 412,5 milyon varile geriledi. Reuters’ın anketine katılan analistler ise yaklaşık 820 bin varillik düşüş bekliyordu.

Buna karşılık, dizel ve kalorifer yakıtını da içeren damıtılmış ürün stokları aynı haftada 1,68 milyon varil artarak 104,3 milyon varile çıktı. Böylece ham petrol stoklarındaki düşüş ile rafine ürün stoklarındaki artış, enerji piyasasının farklı segmentlerinde arz koşullarının aynı yönde ilerlemediğini gösterdi.

ABD yönetimi, dizel arzındaki sıkışıklık ve yükselen fiyatları sınırlamak amacıyla ülkedeki 1 milyon varillik acil durum kalorifer yakıtı rezervinin yaklaşık üçte birine kadarını ödünç vermeyi de gündeme aldı.

Fiyatların yönünü arz ve jeopolitik gelişmeler belirleyecek

Petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, Körfez’deki güvenlik koşullarının yanı sıra sevkiyatların ne ölçüde sürdürülebileceğine bağlı olacak. Bölgeden yapılan petrol ihracatının toparlanması fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletebilecek bir unsur olsa da gemilere yönelik saldırıların devam etmesi, arzın kesintisiz sağlanacağına ilişkin belirsizliği artırıyor.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi, enerji ithalatçısı ülkelerde akaryakıt, taşımacılık ve üretim maliyetlerini yukarı çekebilir. Enerji maliyetlerinin genel fiyatlara yansıması ise enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının işini zorlaştırabilir.

Fiyatların bundan sonraki seyri, saldırıların enerji altyapısı ve deniz taşımacılığı üzerindeki etkisine, stok hareketlerine ve bölgedeki gerilimin tırmanıp tırmanmayacağına bağlı olacak.