Goldman Sachs’a göre küresel ham petrol taşımacılığında varil başına ortalama maliyet bir yılda 3 dolardan 20 doların üzerine yükseldi. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri, yükselen yakıt giderleri ve gemiden gemiye petrol transferleri navlun fiyatlarını artırırken, maliyet baskısı rafinerilerin kârlılığını ve akaryakıt fiyatlarını da etkiliyor.

Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji piyasalarına etkisi, petrol fiyatlarındaki yükselişin ötesine geçerek deniz taşımacılığı maliyetlerine de yansıdı. Goldman Sachs analistlerinin yayımladığı değerlendirmeye göre, ham petrolün küresel ortalama taşıma maliyeti son bir yılda yaklaşık yedi kat artarak varil başına 3 dolardan 20 doların üzerine çıktı. Orta Doğu güzergâhlarında ise taşıma maliyetleri varil başına 35 doların üzerine yükseldi.

Artışın arkasında Hürmüz Boğazı’ndan geçişte oluşan savaş riski, yükselen gemi yakıtı maliyetleri ve petrolün gemiden gemiye aktarılması gibi lojistik işlemler bulunuyor. Goldman Sachs analistlerinin hesaplamasına göre, Hürmüz Boğazı’ndaki savaş riski primi yıllık maliyet artışına varil başına yaklaşık 7 dolar katkı sağladı. Yükselen yakıt maliyetleri ve gemiden gemiye transferler de ayrı ayrı yaklaşık 4 dolarlık ek maliyet oluşturdu.

Uzayan rotalar ve güvenlik riski navlunu artırıyor

Bölgedeki gemilere yönelik saldırılar ve kritik deniz geçişlerindeki güvenlik endişeleri, tanker işletmecilerini daha uzun rotalara ve alternatif taşıma yöntemlerine yöneltiyor. Gemilerin sefer sürelerinin uzaması, tanker kapasitesinin daha uzun süre meşgul kalmasına neden olurken piyasada kullanılabilir gemi sayısını azaltıyor. Sigorta ve savaş riski maliyetleri de navlun fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor.

Reuters’ın geçtiğimiz günlerde yayınladığı haberine göre de, ABD’den Japonya’ya yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyacak Esteem Explorer adlı süper tankerin sefer maliyeti 81 milyon dolara ulaştı. Aynı yolculuğun geçen yılki ortalama maliyeti 9,1 milyon dolar düzeyindeydi. Bu örnekte varil başına taşıma maliyeti 40,50 dolara çıkarken, navlun giderinin petrolün toplam fiyatı içindeki payı da belirgin biçimde arttı.

Navlun artışı rafinerilerin kârını sıkıştırıyor

Yüksek taşıma maliyetleri, petrolün üretildiği bölge ile tüketildiği pazar arasındaki fiyat farklarını büyütüyor. Farklı petrol türlerinin fiyatları, yükleme noktaları ve teslimat rotalarına göre ayrışırken, ham petrolü işleyerek benzin ve motorin gibi ürünlere dönüştüren rafinerilerin maliyetleri de yükseliyor.

Goldman Sachs, yüksek navlun giderlerinin rafinerilerin net kâr marjlarını baskıladığını ve işlenmiş petrol ürünlerinin fiyatlarını destekleyebileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu’dan petrol tedarik eden Asya rafinerileri, hem taşıma maliyetleri hem de arz belirsizliği nedeniyle baskı altında bulunuyor.

Taşıma maliyetindeki artışın tüketiciye yansıması ise zaman alabiliyor. Ancak petrolün rafineriye ulaştırılmasından nihai ürünlerin dağıtımına kadar uzanan zincirdeki giderlerin yükselmesi, benzin ve motorin fiyatlarından lojistik maliyetlerine kadar geniş bir alanda enflasyon baskısı oluşturabiliyor.

Goldman Sachs’ın petrol fiyatı tahmininde yukarı yönlü risk

Goldman Sachs, yüksek navlun fiyatlarının Brent petrol tahmini açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor. Bankanın temel senaryosunda Brent petrolün 2026 sonunda varil başına 90 dolara gerilemesi, 2027 yılında ise ortalama 80 dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak gemilere yönelik saldırıların artması, enerji altyapısındaki hasarların sürmesi ve jeopolitik risk priminin kalıcı hale gelmesi bu tahmin üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir.

Banka ayrıca Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin yeniden sağlanamaması durumunda, Körfez ülkelerinin üretimi ve ihracatı toparlansa bile gemiden gemiye petrol transferlerinin devam edebileceğine dikkat çekiyor. Bu yöntem ihracatın sürdürülmesine yardımcı olsa da ilave gemi ihtiyacı nedeniyle taşıma maliyetlerini yüksek tutabiliyor.

Petrol piyasasında fiyatların yönünü belirleyen unsurlar böylece yalnızca üretim miktarı ve ham petrol talebiyle sınırlı kalmıyor. Taşıma kapasitesi, sigorta maliyetleri ve sevkiyat güzergâhlarındaki güvenlik koşulları da enerji fiyatlarının önemli bileşenleri arasına giriyor. Orta Doğu’daki gerilimin ne kadar süreceği, navlun maliyetlerinin ve bunun tüketici fiyatlarına yansımasının seyrinde belirleyici olacak.