Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi, 17 Eylül'de sermaye piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirmek üzere toplandı. Komite, yaşanan dalgalanmanın sınırlı sayıda portföy yönetim şirketinin fonlarındaki kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine yönelik temel ya da yapısal bir risk bulunmadığını açıkladı. Sorunun fon piyasasının belirli bir kesiminde yoğunlaştığı, geçici ve yönetilebilir olduğu vurgulandı.
Toplantının ardından TCMB, Türk lirası likiditesine yönelik üç adım duyurdu. Buna göre haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama miktarı piyasa koşulları dikkate alınarak artırılacak. Bankaların Bankalararası Para Piyasası'ndaki borç alabilme limitleri, bankacılık sisteminin güncel bilanço büyüklüklerine göre yeniden belirlenecek. Merkez Bankası bünyesindeki piyasalarda uygulanan teminat iskonto oranları ise gözden geçirilerek düşürülecek.
Adımlar, BIST 100 endeksinin 16 Eylül'de yüzde 5,54 düşüşle 13.122,58 puana indiği günün ardından geldi. Dünya'nın aktardığına göre endeks, 9 Eylül'deki 14.700 puan civarındaki zirvesinden bu yana yüzde 10'dan fazla gerilemiş ve işlemlerde devre kesici devreye girmişti. Politika faizi yüzde 37'de sabit kaldı; TCMB likidite koşullarını yakından izleyeceğini ve gerekirse ek adımlar atacağını bildirdi.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Aynı süreçte SPK, yedi portföy yönetim şirketinin fonlarında TEFAS'taki işlemleri durdurdu ve bu fonlar için tasfiye kararı aldı. BDDK da halka açık bankaların hisse geri alımlarına geçici sermaye kolaylığı getirdi. Kurumların eş zamanlı hareketi, sorunun finansal sisteme yayılmasını sınırlama hedefini yansıtıyor.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Teminat iskontolarının düşürülmesi, bankaların elindeki menkul kıymetler karşılığında Merkez Bankası'ndan daha fazla fon kullanabilmesini sağlıyor. Bu, para piyasası faizlerindeki olası sıçramaları sınırlayabilir ve fon çıkışlarının yarattığı nakit ihtiyacının karşılanmasını kolaylaştırabilir.
İş dünyasına etkisi ne?
Bankalararası piyasada likidite erişiminin genişlemesi, kısa vadeli fonlama maliyetlerinde ani artış riskini azaltıyor. Bu da bankaların şirketlere kredi arzını dalgalanma döneminde sürdürebilmesi açısından önemli.






