Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) toplam rezervleri 18 Eylül ile biten haftada bir önceki haftaya göre 4 milyar 319 milyon dolar azalarak 178 milyar 724 milyon dolardan 174 milyar 405 milyon dolara geriledi. AA'nın TCMB haftalık para ve banka istatistiklerine dayanan haberine göre brüt döviz rezervleri 5 milyar 636 milyon dolar azalışla 62 milyar 808 milyon dolara inerken, altın rezervleri 1 milyar 317 milyon dolar artışla 111 milyar 597 milyon dolara yükseldi.
Bloomberg HT'nin bankacı hesaplamalarına dayandırdığı habere göre net rezervler 6,4 milyar dolar azalarak 55,8 milyar dolara indi ve temmuz sonundan bu yana ilk kez 60 milyar doların altına geriledi. Swap hariç net rezervler ise 6,8 milyar dolar düşüşle 43,1 milyar dolar oldu. Brüt rezervlerdeki düşüş dördüncü haftasına girdi; son dört haftadaki toplam kayıp yaklaşık 14 milyar dolar.
TCMB'nin Para Politikası Kurulu toplantı özetine göre brüt rezervler 4 Eylül itibarıyla 184,2 milyar dolar seviyesindeydi; iki hafta içinde gerileme yaklaşık 9,8 milyar dolara ulaştı. Rezervler 30 Ocak 2026'da 218,2 milyar dolarla zirve görmüştü.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Rezerv kaybı, yatırım fonlarından kaynaklanan satış baskısının hisse piyasasında sertleştiği haftaya denk geldi. Reuters'ın bankacı kaynaklarına dayandırdığı iddiaya göre TCMB, 16 Eylül Çarşamba günü yaklaşık 5 milyar dolar döviz sattı. Merkez Bankası bu konuda resmî açıklama yapmadı.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Net ve swap hariç net rezervlerdeki düşüş, piyasalarda kur politikasının sürdürülebilirliğine ilişkin takip edilen başlıca göstergeler arasında. Aynı dönemde CDS priminin yükselmesi ve yabancıların hisse ile tahvilde net satıcı olması, dış kaynak akımlarının zayıfladığına işaret ediyor.
İş dünyasına etkisi ne?
Döviz yükümlülüğü yüksek şirketler için rezerv seviyesi, kur oynaklığına karşı önemli bir güvence unsuru olarak görülüyor. Rezervlerdeki erimenin sürmesi, şirketlerin kur riskinden korunma maliyetlerine yansıyabilir.




