Küresel enerji krizinin ülkeleri yerli kaynaklara yönlendirmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını açıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) raporuna göre, dünya genelinde yenilenebilir enerji kapasitesine önümüzdeki beş yılda 4 bin 800 gigavat eklenecek. Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomilerin kapasite artışı ise tarihte ilk kez gelişmiş ülkelerle aynı seviyeye ulaşacak. IEA Başkanı Fatih Birol, yenilenebilir enerjinin artık yalnızca çevresel kaygılarla değil, enerji güvenliği ihtiyacıyla da büyüdüğünü belirtti.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel yenilenebilir enerji piyasasının önümüzdeki beş yılda önemli bir dönüşüm geçireceğini öngörüyor. Ajansın yayımladığı Yenilenebilir Enerji 2026 raporuna göre, enerji güvenliğine ilişkin artan endişeler ve ithal yakıtlara bağımlılığı azaltma çabaları, yenilenebilir enerji yatırımlarını daha geniş bir coğrafyaya yayıyor.
Özellikle Orta Doğu'daki savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen enerji tedarikinde yol açtığı kesintiler, ülkelerin enerji politikalarında yerli kaynaklara daha fazla ağırlık vermesine neden oluyor. Bu gelişme, yenilenebilir enerjiyi yalnızca iklim hedeflerinin değil, ekonomik ve stratejik güvenliğin de önemli bir parçası hâline getiriyor.
Beş yılda 4 bin 800 gigavatlık yeni kapasite
IEA'nın tahminlerine göre küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 2026-2031 döneminde yaklaşık 4 bin 800 gigavat artacak. Bu miktar, önceki altı yıllık dönemde devreye alınan kapasitenin yaklaşık yüzde 60 üzerinde bulunuyor.
Yeni kapasite artışında en büyük payı güneş enerjisi alacak. Rapora göre 2031'e kadar gerçekleşecek küresel kapasite artışının dörtte üçünden fazlası güneş enerjisinden sağlanacak. Güneşi kara tipi rüzgâr enerjisi izleyecek.
Enerji güvenliği endişelerinin yanı sıra yenilenebilir enerji teknolojilerinin düşen maliyetleri de yatırımları destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ekonomileri yakalayacak
Raporda öne çıkan en önemli gelişmelerden biri, yenilenebilir enerji yatırımlarının geleneksel büyük pazarlardan gelişmekte olan ülkelere doğru yayılması oldu.
IEA'ya göre Çin dışındaki yükselen ve gelişmekte olan ekonomiler, 2026-2031 döneminde yaklaşık 1.100 gigavat yeni yenilenebilir enerji kapasitesini devreye alacak. Bu miktar, aynı dönemde gelişmiş ekonomilerde gerçekleşmesi beklenen kapasite artışıyla yaklaşık aynı seviyede olacak.
Böylece gelişmekte olan ülkeler, yenilenebilir enerji kapasitesi artışında ilk kez gelişmiş ekonomilerle aynı düzeye ulaşacak.
Hindistan, Güneydoğu Asya, Afrika ve Orta Doğu'da hızlanan yatırımların bu değişimde belirleyici rol oynaması bekleniyor.
Çin liderliğini koruyacak, Hindistan ikinci sırada
Yenilenebilir enerji yatırımlarında dünyanın en büyük pazarı olmaya devam eden Çin'in, önümüzdeki beş yılda yaklaşık 2 bin 550 gigavat yeni kapasite eklemesi öngörülüyor.
Ancak ülkenin küresel büyümedeki payının gerilemesi bekleniyor. Çin'in 2025 yılında yüzde 60'ın üzerinde olan küresel kapasite artışındaki payının, tahmin dönemi boyunca ortalama yüzde 53'e düşeceği hesaplanıyor.
Hindistan ise dünyanın en büyük ikinci yenilenebilir enerji büyüme pazarı olarak öne çıkıyor. Ülkenin toplam yenilenebilir enerji kapasitesinin 2031 yılına kadar iki kattan fazla artması bekleniyor.
Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Sahra Altı Afrika'da da yatırımların hız kazanacağı tahmin ediliyor. Bu bölgelerde önümüzdeki altı yılda devreye alınacak yenilenebilir enerji kapasitesinin, önceki altı yıllık dönemin yaklaşık üç katına ulaşacağı öngörülüyor.
En büyük engel elektrik şebekeleri
Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki hızlı büyümeye karşın elektrik şebekelerinin yetersizliği sektörün önündeki en önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor.
IEA verilerine göre dünya genelinde elektrik şebekelerine bağlantı bekleyen yenilenebilir enerji projelerinin kapasitesi geçen yıl yüzde 60 arttı.
Bağlantı sırası bekleyen projelerin toplam kapasitesi, aynı dönemde şebekeye bağlanan rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesinin dört katına ulaştı.
Bu tablo, yenilenebilir enerji yatırımlarının önümüzdeki dönemde yalnızca yeni üretim tesislerinin kurulmasına değil, elektrik iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesine de bağlı olacağını gösteriyor.
Özellikle gelişmiş ekonomilerde şebeke bağlantılarındaki gecikmelerin yeni yatırımları yavaşlatabileceği belirtiliyor.
Rapora göre yenilenebilir enerji kaynaklarının 2031 yılına kadar küresel ulaştırma sektöründeki enerji talebinin yüzde 6'sını karşılaması bekleniyor.
Fatih Birol: Enerji güvenliği büyümenin temel itici gücü oldu
IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde yenilenebilir enerji yatırımlarının arkasındaki temel motivasyonun değiştiğine dikkat çekti.
Geçmişte yenilenebilir enerji yatırımlarının ağırlıklı olarak çevresel kaygılarla desteklendiğini belirten Birol, maliyetlerin düşmesiyle bu teknolojilerin birçok pazarda rekabetçi hâle geldiğini söyledi.
Birol, “Ancak bugün yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını esas olarak enerji güvenliği kaygıları yönlendiriyor çünkü giderek daha fazla ülke ithal yakıtlara bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Yenilenebilir enerjinin büyüme hikayesinde yeni bir dönem başlıyor ve bu hikaye gerçekten küresel bir nitelik taşıyor” dedi.
Yenilenebilir enerji teknolojilerinin artık yalnızca büyük pazarlarda değil, dünyanın farklı bölgelerinde hızla yaygınlaştığını vurgulayan Birol, bu kaynakların küresel elektrik sistemindeki ağırlığının giderek arttığını ifade etti.
Birol, “Yenilenebilir kaynaklar bugün dünya genelindeki elektrik üretiminin üçte birini karşılıyor, önümüzdeki 5 yıl içinde ise bu oranın yarıya yaklaşması bekleniyor” değerlendirmesinde bulundu.






