Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-ABD İş Konseyi'nin (TAİK) New York'taki etkinliği kapsamında 23 Eylül'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. AA'nın aktardığına göre Bayraktar, küçük modüler reaktörler (SMR) konusunda 2030'ların ilk yarısında Türkiye'de ilk tesisi görmeyi umduğunu, bu alanda küresel bir yarış yaşandığını söyledi.
Bayraktar, SMR'ye yatırım yapacaklara yönelik bazı teşvik ve muafiyetler içerebilecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirtti. Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında SMR alanında yapılan işbirliğinin Orta Asya ve Türk cumhuriyetlerini de kapsayacağını ifade eden Bakan, Fransız EDF ile de işbirliği planladıklarını, nükleerde yatırım kadar işletme ve güvenlik tecrübesinin paylaşımının önemli olduğunu vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yönelik projede ise adaya gaz götürülmesi için denizdeki çalışmaların başladığını, inşaat sürecine yabancı şirketlerin ilgi gösterdiğini söyledi. Altyapının hem adadaki elektrik sorununu çözecek hem de ileride Doğu Akdeniz'de bulunabilecek gazın Türkiye'ye taşınmasına imkân verecek şekilde tasarlandığı aktarıldı. Bayraktar, Irak üzerinden uzanacak Kalkınma Yolu projesinde de doğal gaz ve petrol boru hatlarıyla elektrik bağlantılarının kurulmasını istediklerini söyledi.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Akkuyu'nun ilk ünitesinin devreye alınmasına hazırlanılan bir dönemde SMR için ayrı bir teşvik çerçevesinin gündeme gelmesi, nükleerin tek büyük santrale dayalı modelden daha küçük ve dağıtık tesislere doğru genişleyebileceğine işaret ediyor. Bayraktar, veri merkezlerinin enerji talebinin 2035'lere doğru 5-10 teravatsaat aralığına çıkmasının beklendiğini de belirtti; bu talep, kesintisiz baz yük üretimine ilgiyi artıran etkenlerden biri.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Açıklanan teşvik ve muafiyetlerin kapsamı henüz belli değil; SMR projeleri için yatırım kararlarının şekillenmesi düzenlemenin içeriğine, lisanslama sürecine ve elektrik alım garantisi olup olmayacağına bağlı olacak.
İş dünyasına etkisi ne?
KKTC hattının inşasına yabancı şirketlerin ilgi gösterdiği söyleniyor; deniz altı boru hattı ve bağlantılı altyapı işleri, Türk mühendislik ve inşaat firmaları için taşeronluk ve ortaklık fırsatları doğurabilir. Kalkınma Yolu'nda enerji hatlarının öne çıkarılması da boru ve kablo tedarikçileri açısından izlenmesi gereken bir başlık.






