Küresel Çelik Fazla Kapasite Forumu'nun (GFSEC) bakanlar düzeyindeki toplantısı ABD'nin Wisconsin eyaletindeki Milwaukee kentinde, ABD başkanlığında yapıldı. Toplantıda "Ortak Eylem İçin Kapsamlı Çerçeve" (Milwaukee Çerçevesi) üzerinde uzlaşı sağlandı.
Bildiriye göre katılımcılar, üyelerin tek tek aldığı önlemlere ve ticaret savunma soruşturmalarına rağmen küresel çelik fazla kapasitesinin artmaya devam ettiğini kabul etti. Fazla kapasitenin 2024'teki 601 milyon tondan 2028'de 745 milyon tona yükselmesi ve on yılın en yüksek düzeyine ulaşması bekleniyor. Bildirinin giriş bölümünde bu düzeyin GFSEC üyelerinin mevcut toplam üretimini 319 milyon ton aşacağı, ekinde ise 280 milyon ton aşacağı belirtiliyor.
Bildirinin OECD Çelik Görünümü 2026 verilerine dayanan ekinde, 2026-2028 döneminde çelik talebinin yalnızca 34 milyon ton artarken kapasitenin 139 milyon tona varan ölçüde genişleyeceği aktarıldı. Aynı bölümde Çin'in çelik ihracatının 2025'te rekor düzeyde 131 milyon tona ulaştığı, bunun 2020'ye göre yüzde 153 artışa karşılık geldiği ve forumun en büyük üyesi olan Avrupa Birliği'nin 2025 toplam çelik üretimini aştığı belirtildi.
Bakanlar ayrıca GFSEC üyesi olmayan bazı ekonomilerdeki piyasa dışı politika ve uygulamalara ilişkin bilgi toplanmasını ve bu uygulamalara yönelik somut adımların çerçeveye eklenmesinin değerlendirilmesini görev olarak tanımladı. Bildiride Çin'de medyan bir çelik firmasının hibe, vergi indirimi ve piyasa altı borçlanma biçimindeki desteklerinin, varlık büyüklüğüne oranla başka ülkelerdeki tipik bir firmanınkinden yaklaşık 15 kat yüksek olduğu, Çin'in çelik sübvansiyon oranının 2019'dan bu yana neredeyse iki katına çıktığı kaydedildi.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, toplantının ardından yayımlanan açıklamada benzer politikaları benimseyen ortakların küresel fazla kapasiteye katkıda bulunan ülkeleri hesap verebilir kılabileceğini savundu. Greer açıklamasında ABD'nin diğer GFSEC üyeleriyle birlikte çerçevenin uygulanması için çalışmayı beklediğini belirterek "restoring a global level playing field for our workers and producers" ifadesini kullandı.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Bakanlar bildirisinin dipnotunda yer alan katılımcı listesinde Türkiye de bulunuyor. Listede Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Avrupa Birliği, Endonezya, Japonya, Kore, Malezya, Meksika, Norveç, İsviçre, Tayland, Ukrayna, Birleşik Krallık, ABD ve Vietnam gibi ülkeler de yer alıyor. Bu, çerçeve kapsamında öngörülen ulusal düzeydeki adımların Türkiye açısından da gündeme geleceği anlamına geliyor.
Bildiride, ticaret savunma mevzuatı dahil uygulama araçları daha zayıf olan ülkelerin, başka pazarlardan yönlendirilen çelikten zarar görebileceği uyarısı yapıldı. Metinde ayrıca önlemlerin etkisini azaltan şüpheli ticaret akışlarının ve önlemlerin etrafından dolaşma vakalarının arttığı belirtildi: GFSEC üyelerinin 2016'dan bu yana Çin'e karşı başlattığı 68 aktif anti-damping ve telafi edici vergi önleminin 28'inde, Çin'in ilgili ürün ihracatını GFSEC üyelerine azaltıp forum üyesi olmayan ekonomilere artırdığı, bu ekonomilerin de aynı ürünü GFSEC üyelerine ihraç ettiği tespit edildi.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Bildiri, fazla kapasitenin dünya genelinde çelik fiyatlarını, kapasite kullanım oranlarını ve üretici kârlılığını baskıladığını tespit ediyor. 2024'te çelik üretim sektöründe faiz, vergi, amortisman öncesi kâr (FAVÖK) marjının satışlara oranla yüzde 10'un altında kaldığı, bu düzeydeki kârlılığın ürün ve süreç yeniliklerine, kaynak verimliliğine ve mevcut en iyi teknolojilere yatırımı engellediği için sürdürülebilir olmadığı belirtiliyor.
Metinde kapasite kullanım oranlarının sürdürülebilir seviyelerin belirgin biçimde altına indiği, küresel çelik üretim kapasitesinin talepten çok daha hızlı büyüdüğü ifade ediliyor. Sektör şirketlerinin finansal görünümü açısından belirleyici değişkenlerden biri, çerçeve kapsamında üye ülkelerin ulusal mevzuatlarıyla alacağı somut önlemlerin kapsamı olacak.
İş dünyasına etkisi ne?
Çerçeve, GFSEC üyelerinin kendi ulusal hukuk sistemleri üzerinden, ulusal koşullarını ve uluslararası yükümlülüklerini gözeterek almayı öngördüğü somut eylemlerin listesini içeriyor. Bakanlar, bu eylemlerin envanterinin çıkarılmasını ve bir sonraki bakanlar toplantısında güncelleme sunulmasını istedi.
Bildiride güçlü ticaret uygulama araçlarının kurulması, şüpheli ticaret akışlarının birlikte tespit edilmesi ve önlemlerden kaçınmanın engellenmesi öncelik olarak sıralandı. Çelik ticareti yapan şirketler açısından bu, menşe ve tedarik zinciri izlenebilirliğine yönelik denetimlerin artabileceği anlamına geliyor.
Bildiride ayrıca sınır ötesi yatırımların kapasite artışını beslediği belirtildi: Çinli çelik üreticilerinin başta Güneydoğu Asya ve Afrika olmak üzere 70 milyon tonluk yeni kapasite eklediği, Çin kaynaklı sınır ötesi yatırımların yüzde 70'inde en az bir kamu iktisadi teşebbüsünün yer aldığı, kamu teşebbüsünün dahil olduğu projelerde proje başına ortalama kapasitenin, özel sektör projelerindeki 2,4 milyon tonluk ortalamadan 3,3 milyon ton daha yüksek olduğu aktarıldı.






