Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsada işlem gören şirketlerin kendi paylarını geri alımında uygulanan toplam bedel üst sınırını geçici olarak devre dışı bıraktı. Kurul Karar Organı'nın 22 Eylül tarihli ilke kararı aynı gün yayımlanan 2026/63 sayılı bültenle duyuruldu.

Karar, Kurul'un 19 Mart 2025 tarihli i-SPK.22.9 sayılı ilke kararı uyarınca yapılacak geri alımları kapsıyor. Buna göre II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği'nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, geri alınan payların toplam bedeline ilişkin üst sınır ikinci bir duyuruya kadar uygulanmayacak.

Kararda sınırın hangi tarihe kadar uygulanmayacağına ilişkin bir tarih yer almıyor; üst sınırın yeniden devreye girmesi Kurul'un ikinci bir duyurusuna bağlandı.

Kararın zamanlaması, SPK'nın 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'taki fonlarını işleme kapattığı ve kredili işlemlerde özkaynak oranını geçici olarak esnettiği günlerin hemen ardına denk geliyor. Kurul o tarihli duyurusunda Borsa İstanbul piyasalarındaki gelişmeleri gerekçe göstermişti.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Karar, SPK'nın son iki haftada piyasa işleyişine yönelik attığı adımlar dizisinin bir parçası: 17 Eylül'de fonların işleme kapatılması ve kredili işlemlerde esneklik, 20 Eylül'de tasfiye süresinin uzatılması, 22 Eylül'de ise geri alım sınırının askıya alınması. Bu adımlar, düzenleyicinin piyasadaki gelişmelere karşı yatırımcı korumasını ve likiditeyi gözeten araçları birlikte kullandığını gösteriyor.

Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?

Pay geri alımları, şirketlerin kendi hisselerine talep yaratabildiği bir araç olarak izleniyor. Toplam bedel sınırının kaldırılması, nakit durumu elveren şirketlerin geri alım programlarını daha büyük tutarlarla sürdürebilmesinin önünü açıyor. Hangi şirketin ne kadar pay aldığı KAP'a yapılan bildirimlerden takip edilebiliyor.

İş dünyasına etkisi ne?

Şirket yönetimleri açısından karar, geri alımların ölçeğini belirlemede daha esnek bir çerçeve sunuyor. Ancak düzenleme süresiz değil; sınırın ne zaman yeniden devreye gireceği Kurul'un yapacağı yeni bir duyuruya bağlı. Geri alıma ayrılan kaynağın büyümesi, şirketlerin yatırım ve temettü gibi diğer nakit kullanımlarıyla birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.