Avrupa Komisyonu, yapay zekânın ve dijital teknolojilerin Avrupa'da öğretme ve öğrenme süreçlerine etkisini inceleyen iki raporu 22 Eylül 2026'da yayımladı. Komisyon, raporların üretken yapay zekânın eğitim paydaşları ve uygulayıcıları açısından sonuçlarını ele aldığını, ayrıca Avrupa eğitim sistemlerinin dijital dönüşüme nasıl yanıt verdiğine baktığını duyurdu.
Birinci çalışma "Friend or foe? Evidence from the use of generative artificial intelligence in learning and teaching" başlığını taşıyor. Çalışma, üretken yapay zekânın AB'de eğitim ve öğrenme pratiklerinde teknolojik bir yenilikten yaygın bir araca yavaş ama istikrarlı biçimde dönüştüğünü ortaya koyuyor; teknolojinin öğrenme çıktıları açısından yararlı olup olmadığı nihayetinde nasıl kullanıldığına bağlı ve uzun vadeli beceriler üzerindeki genel etkisi belirsizliğini koruyor. Rapora göre öğretmenlerin bu teknolojinin sunduğu faydalardan tam olarak yararlanabilmesi için kapsamlı hizmet öncesi ve sürekli mesleki gelişime, bunun yanında sorumlu kullanıma ilişkin kurumsal rehberlere ihtiyacı var.
İkinci rapor "Digital education at school in Europe 2026: Bridging gaps in access, teaching and learning" adını taşıyor. Rapor, dijital dönüşümün Avrupa eğitim sistemlerinde farklı kanallardan ele alındığını, ancak yaklaşımların ve uygulama koşullarının değiştiğini gösteriyor. Sistemlerin çoğu dijital altyapının temel bileşenlerini ele alıyor; okul düzeyinde erişim, teknik destek ve dijital ortamlarda farklar sürüyor. Dijital yetkinlik, incelenen sistemlerin neredeyse tamamında ortaokul müfredatında yer alıyor, buna karşılık ulusal ya da standart ölçme yaygın değil. Eğitim sistemlerinin yaklaşık üçte ikisi yapay zekâya ilişkin strateji, rehber ya da başka politika çerçeveleri geliştirdi.
Komisyon, bulguların Beceriler Birliği (Union of Skills) çalışmalarına katkı sunacağını ve temel beceriler, öğretmenler ile eğiticiler ve dijital eğitim altyapısını ele alacak Eğitim Paketi'ne kanıt sağlayacağını bildirdi. Raporlar, OECD'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) raporundan da besleniyor.
Vatandaşa nasıl yansıyor?
Raporlar, öğrenci ve velileri ilgilendiren iki noktayı öne çıkarıyor: teknolojinin kendisi değil kullanım biçimi belirleyici ve okul düzeyinde erişim eşitsizlikleri sürüyor. Dijital yetkinlik neredeyse tüm incelenen sistemlerde ortaokul müfredatında yer alsa da, bu becerinin ulusal ya da standart sınavlarla ölçülmesi yaygın değil.
Komisyon açıklamasında Sosyal Haklar, Nitelikli İstihdam ve Hazırlıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Roxana Mînzatu, dijital teknolojilerin ve üretken yapay zekânın yaşama, çalışma ve öğrenme biçimini hızla değiştirdiğini belirtti. Mînzatu, öğrenciler ve öğretmenler bu olanaklardan yararlanacak olsa da "bias, privacy, and overreliance" (önyargı, mahremiyet ve aşırı bağımlılık) risklerinin dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.
İş dünyasına etkisi ne?
Eğitim teknolojisi sağlayıcıları ve öğretmen eğitimi alanında çalışan şirketler için talebin yönü raporlarda işaret ediliyor. Komisyon çalışması, öğretmenlerin kapsamlı hizmet öncesi ve sürekli mesleki gelişime, ayrıca sorumlu kullanıma ilişkin kurumsal rehberlere ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.
Kamu alımları açısından ise çerçeve önümüzdeki dönemde şekillenecek. Bulgular, temel beceriler, öğretmenler ve eğiticiler ile dijital eğitim altyapısını ele alacak Eğitim Paketi'ne kanıt sağlayacak.






