İngiltere’nin köklü ekonomi gazetelerinden Financial Times, John Paul Rathbone ve Fabrice Deprez imzalı kapsamlı analizinde, Türk savunma sanayisinin amiral gemisi ASELSAN’ı ve özellikle alçak irtifa hava savunmasında çığır açan KORKUT sistemini mercek altına aldı. Gazete, Türkiye'nin sunduğu düşük maliyetli ve yüksek teknolojili çözümlerin Batılı savunma devlerine karşı küresel pazarda nasıl stratejik bir üstünlük sağladığını detaylandırdı.
Financial Times'ın yayımladığı analizde, modern savaş alanlarının değişen dinamiklerine dikkat çekildi. Özellikle son dönemdeki çatışmalarda ve Körfez krizlerinde, kamikaze insansız hava araçlarına karşı yüz binlerce dolarlık füzeleri harcamanın ekonomik ve sürdürülebilir olmadığı vurgulandı. Bu noktada ASELSAN tarafından geliştirilen namlulu hava savunma sistemi KORKUT, maliyet etkinliğiyle öne çıkıyor. Yaklaşık 10 bin dolarlık mühimmat maliyetiyle droneları etkisiz hale getirebilen sistem, askeri otoritelerin ve uluslararası yatırımcıların büyük ilgisini çekiyor.
CEO Ahmet Akyol'dan "dokuz ülkede aktif" vurgusu
Gazeteye konuşan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, şirketin küresel ölçekteki büyüme stratejisine ve ürün portföyüne dair bilgiler paylaştı. Akyol, KORKUT namlulu hava savunma sisteminin halihazırda dünya genelinde dokuz farklı ülkede aktif olarak görev yaptığını ve operasyonlarda yüzlerce İHA’yı etkisiz hale getirmiş olabileceğini söyledi. Sistemlerin modüler ve "tak-çalıştır" mimarisi sayesinde dost ve müttefik ülkelerin mevcut askeri altyapılarına kolaylıkla entegre edilebildiğini belirten Akyol, uluslararası pazar payını artırmaya devam ettiklerini kaydetti.
KORKUT bugün Ukrayna’nın yanı sıra bazı Körfez ülkelerinde ve Doğu Avrupa’da da kullanılıyor. İran, Rusya ve Husiler gibi devlet ve devlet dışı aktörlerin düşük maliyetli saldırı İHA’larını daha yoğun kullanması, bu tür sistemlere yönelik talebi artırıyor.
Analizde ayrıca Wood & Company analisti Atınç Özkan'ın görüşlerine de yer verildi. Özkan, KORKUT sisteminin saatte 700 ila 900 kilometre hızla uçan alçak irtifa uçaklarını ve seyir füzelerini imha etmek üzere tasarlandığını, sistemin teorik olarak yüksek hızlı jet İHA'larına karşı da caydırıcı bir güce sahip olduğunu ifade etti.
Sahada kazanılan tecrübe ve NATO övgüsü
Financial Times'ın haberinde, Türk savunma sanayisinin en büyük avantajlarından birinin sahadan edinilen pratik tecrübeler olduğu vurgulandı. Ankara merkezli savunma danışmanı Arda Mevlütoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye, Libya ve Karabağ savaşlarında edindiği operasyonel tecrübelerin, Türk mühendisliğine Rus menşeli sistemler ve taktikler karşısında benzersiz bir uzmanlık kazandırdığına işaret etti.
Öte yandan, haberde görüşlerine başvurulan üst düzey bir NATO yetkilisi ise Türk savunma sektörünün başarısını şu sözlerle özetledi: Prototip aşamasından seri üretime ve operasyonel testlere geçişteki bürokratik engellerin Türkiye'de yok denecek kadar az olması, ayrıca ordudan gelen geri bildirimlerin Ar-Ge süreçlerine anında yansıtılması, Türk şirketlerini Batılı rakiplerine kıyasla çok daha çevik ve rekabetçi kılıyor. Körfez'den Doğu Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada artan taleplerle birlikte, ASELSAN'ın önümüzdeki dönemde küresel ihracat halkasını daha da genişletmesi bekleniyor.
ASELSAN’ın sipariş birikimi 30 milyar dolara yaklaştı
1975 yılında kurulan ASELSAN, Türkiye’nin savunma sanayisindeki büyümesinin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Financial Times, şirketin yaklaşık 32 milyar dolarlık piyasa değeriyle Borsa İstanbul’un en değerli şirketi konumunda olduğunu aktardı.
Habere göre ASELSAN’ın toplam sipariş birikimi 30 milyar dolara yaklaşırken, uluslararası pazarların satışlar içindeki payı 2023’te yüzde 8 seviyesindeyken dörtte bire yükseldi. Şirketin hedefi, uluslararası satışların toplam içindeki payını 2030’a kadar yüzde 50’ye çıkarmak.
Akyol, NATO ülkelerinin şirketin temel pazarları arasında yer almaya devam ettiğini, ancak Körfez ülkelerinin de giderek daha önemli bir müşteri grubuna dönüştüğünü söyledi. Polonya ile geçen yıl imzalanan 410 milyon dolarlık elektronik harp anlaşmasını, şirketin Avrupalı tedarikçilerle rekabet gücünün göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
ASELSAN’ın ihracat hedefleri açısından öne çıkan bir diğer alan ise Türkiye’nin Çelik Kubbe entegre hava savunma projesi. Radarlar, komuta merkezleri, toplar ve füzeleri bir araya getirmesi planlanan sistemin elektronik altyapısında ASELSAN önemli rol üstleniyor. Akyol, Çelik Kubbe’nin modüler yapısının farklı ülkelerin kendi hava savunma sistemlerine entegre edilmesini veya belirli bileşenlerinin ayrı ayrı kullanılmasını mümkün kılabileceğini belirtti.


