Alman otomotiv devi Mercedes-Benz, Çin’i uzun vadeli büyüme stratejisinin merkezinde tutarken bu pazardan elde ettiği kâra bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Şirket, 2030 ve sonrasını kapsayan yeni yol haritasını gelecek yıl açıklayacak. ABD’de büyümeyi ve Almanya’da maliyetleri düşürmeyi de planlarının odağına alıyor.

Alman lüks otomobil üreticisi Mercedes-Benz, Çin pazarında beklenenden daha sert yaşanan daralmanın finansal sonuçları üzerinde baskı yaratması üzerine küresel stratejisini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Ola Källenius, 2030 ve sonrasını kapsayan kapsamlı strateji güncellemesinin gelecek yıl açıklanacağını ve Çin operasyonlarının ayrıntılı biçimde değerlendirileceğini söyledi.

Källenius, küresel ölçekte faaliyet gösteren bir otomobil üreticisinin Çin pazarını göz ardı edemeyeceğini belirterek ülkenin hem büyük bir satış pazarı hem de inovasyon merkezi olarak önemini koruduğunu vurguladı. Ancak Çin’de genel otomobil pazarında ve özellikle lüks araç segmentinde yaşanan zayıflığın şirketin beklentilerinin ötesine geçtiğini ifade etti.

Mercedes-Benz’in hedefi, Çin’deki varlığını korurken bu pazardan elde ettiği kâra olan bağımlılığını azaltmak. Şirketin finans yöneticisi Harald Wilhelm, maliyetleri düşürmek ve rekabet gücünü artırmak amacıyla Çin’deki tedarik zincirini yerelleştirmeye ağırlık verdiklerini açıkladı. Gelecekte Çin’de üretilecek araçlarda yerel tedarik oranının neredeyse tamamen yerel kaynaklara dayanacak seviyeye çıkarılması planlanıyor.

Çin’deki rekabet kârlılığı zorluyor

Mercedes-Benz’in strateji değişikliğinin arkasında, dünyanın en büyük otomobil pazarında giderek zorlaşan rekabet koşulları bulunuyor. Çinli üreticilerin artan rekabeti ve pazardaki talep koşulları, küresel otomobil markalarının satışlarını ve fiyatlama gücünü baskılıyor.

Şirket, 27 Ekim’de yaptığı açıklamada Çin’deki zorlu piyasa koşulları ve yılın son çeyreğinde artması beklenen maliyetler nedeniyle 2026 yılı otomobil birimi kârlılık beklentisini aşağı çekmişti. Daha önce yüzde 3-5 aralığında öngörülen düzeltilmiş satış getirisi beklentisi yüzde 2-3 aralığına indirildi. Mercedes-Benz Grubu, faaliyet kârının da önceki yıl seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini duyurdu.

Bu tablo, şirketin yalnızca Çin’deki satış stratejisini değil, üretim maliyetlerini ve küresel kaynak dağılımını da yeniden değerlendirmesine yol açıyor.

ABD’de satış hedefi 400 bin araç

Mercedes-Benz, Çin’deki riskleri azaltırken ABD pazarındaki büyüme potansiyelini de değerlendirmek istiyor. Källenius, şirketin ABD’de ilave yatırımlar planladığını ve yıllık satışlarını 300 binin üzerindeki seviyeden 400 bin araca yaklaştırma potansiyeli gördüğünü söyledi.

Alman otomotiv üreticilerinin ABD’ye yönelik yatırımları da artıyor. Rakip Audi, ülkede yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımla yeni bir montaj tesisi kuracağını ve projenin yaklaşık 4 bin 500 kişilik istihdam yaratacağını açıklamıştı.

Almanya’da maliyetleri düşürme planı

Mercedes-Benz, kendi ülkesi Almanya’da da rekabet gücünü artırmak için verimlilik ve maliyet azaltma adımlarını hızlandırıyor. Şirket, dolaylı görevlerde çalışan personeli kapsayan gönüllü işten ayrılma programını aralık ayında yeniden başlatmayı planlıyor.

2025 yılında önceki programla bağlantılı yaklaşık 1,8 milyar avroluk karşılık ayıran şirket, yeni uygulamanın da benzer esaslarla yürütüleceğini bildirdi. Programın kazançlar üzerindeki etkisinin büyük bölümünün 2027’de kaydedilmesi bekleniyor.

Källenius, Almanya’daki yeni yatırımların verimliliğin artırılmasına ve maliyetlerin düşürülmesine bağlı olacağını belirtti. ABD’nin yüksek ücretli bir ülke olmasına rağmen iş gücü maliyetlerinin Almanya’daki seviyenin yaklaşık yüzde 80’inde kaldığına dikkat çekti.

Şirket, üretim maliyetlerini kontrol altında tutmak için Doğu Avrupa’daki fırsatları da değerlendiriyor. Macaristan, Romanya ve Polonya’da önemli bir varlığı bulunan Mercedes-Benz, bu ülkelerdeki daha düşük maliyetli üretim olanaklarını rekabet stratejisinin bir parçası olarak görüyor.

Mercedes-Benz’in gelecek yıl açıklayacağı yeni yol haritasının, Çin’deki faaliyetlerin nasıl yeniden yapılandırılacağına, ABD’deki büyüme hedeflerine ve Almanya’daki maliyetlerin nasıl düşürüleceğine ilişkin daha ayrıntılı bir çerçeve sunması bekleniyor.