Altın fiyatlarında yılın başından bu yana yaşanan sert düşüşün ardından Dünya Altın Konseyi'nden (World Gold Council) dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Konsey, altının geçici bir dip seviyesine yaklaşıyor olabileceğini belirterek, geçmişte fiyatların toparlanmasına işaret eden üç göstergeden ikisinin şu anda oluştuğunu açıkladı. Analizde ons altın için 3.857 dolar seviyesi kritik destek noktası olarak gösterilirken, kalıcı bir yükseliş için spekülatif satışların tamamlanması gerektiği vurgulandı.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yönüne ilişkin belirsizlik sürerken Dünya Altın Konseyi, 5 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı ekim ayı değerlendirmesinde değerli metalin geleceğine ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Konseyin kıdemli analistlerinden Johan Palmberg tarafından hazırlanan Gold Market Commentary: Where floor art thou? başlıklı raporda, altının son aylarda yaşadığı kayıpların ardından toparlanma koşullarının oluşmaya başladığı belirtildi.

Rapora göre ons altın, ekim ayını 3.913 dolardan tamamlayarak aylık bazda yüzde 6,3 değer kaybetti. Ocak ayında ulaşılan tarihi zirveden itibaren yaşanan gerileme ise yaklaşık yüzde 25'e ulaştı. Dünya Altın Konseyi, bu sert düşüşün ardından yatırımcıların en önemli sorusunun altının dip seviyeye ulaşıp ulaşmadığı olduğunu vurguladı.

Üç göstergeden ikisi dip sinyali veriyor

Dünya Altın Konseyi, altın fiyatlarında olası bir toparlanmayı değerlendirmek amacıyla son 20 yıldaki düşüş dönemlerini mercek altına aldı. Araştırmada, geçmişte fiyatların yeniden yükselişe geçmesinden önce ortaya çıkan üç temel gösterge belirlendi.

Bunlardan ilki, altın fiyatlarının 200 günlük hareketli ortalamasının belirgin biçimde altına gerilemesi. İkinci gösterge, ABD dolarının son 52 haftalık döneme kıyasla güçlü bir yükseliş sergilemesi. Üçüncü gösterge ise vadeli işlem piyasalarında spekülatif yatırımcıların pozisyonlarını önemli ölçüde azaltması.

Konseyin analizine göre mevcut piyasa koşullarında ilk iki gösterge gerçekleşmiş durumda. Altın uzun vadeli ortalamasının oldukça altında işlem görürken ABD doları da güçlü seyrini koruyor. Ancak spekülatif yatırımcıların pozisyonları henüz geçmişteki dip dönemlerinde görülen düşük seviyelere gerilemedi.

Bu nedenle raporda, altın fiyatlarında toparlanma ihtimalinin güçlenmesine rağmen kalıcı bir dip oluştuğunu söylemek için henüz erken olduğu ifade edildi.

Geçmiş veriler üç ay içinde yükselişe işaret ediyor

Dünya Altın Konseyi'nin 2005 yılından bu yana yaşanan düşüş dönemleri üzerinde gerçekleştirdiği araştırma, dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Analize göre üç göstergeden en az ikisinin aynı anda gerçekleştiği 10 tarihsel dönemin yüzde 90'ında altın fiyatları takip eden üç ayda yükseldi. Bu dönemlerde üç aylık medyan getiri yüzde 4,2 olarak hesaplandı.

Üç göstergenin tamamının gerçekleştiği beş dönemde ise altın fiyatları sonraki üç ayın tamamında yükseliş kaydetti. Bu örneklerde medyan getiri yüzde 9,8'e ulaştı.

Bununla birlikte Dünya Altın Konseyi, söz konusu sonuçların sınırlı sayıdaki tarihsel örneğe dayandığına dikkat çekerek geçmiş performansın gelecekteki fiyat hareketlerini garanti etmediğini belirtti.

Altında kritik seviye 3.857 dolar

Raporda teknik açıdan en fazla dikkat çeken noktalardan biri de ons altın için belirlenen 3.857 dolarlık destek seviyesi oldu.

Dünya Altın Konseyi'nin değerlendirmesine göre altın fiyatları, 200 günlük hareketli ortalamasının yaklaşık yüzde 10 altına gerileyerek teknik açıdan aşırı düşüş bölgesine ulaştı.

2015 yılından itibaren yaşanan uzun vadeli yükselişin yüzde 38,2'lik Fibonacci düzeltme seviyesine karşılık gelen 3.857 dolar ise önemli bir destek noktası olarak öne çıkıyor.

Analizde, aşağı yönlü fiyat hareketinin henüz sona ermediği ve altının bu seviyeyi yeniden test edebileceği belirtildi. Bununla birlikte 3.857 dolar civarının, piyasa koşullarına bağlı olarak yatırımcılar açısından cazip bir giriş noktası hâline gelebileceği değerlendirildi.

2011'deki uzun süreli düşüş tekrarlanır mı?

Altın fiyatlarındaki sert gerileme, piyasalarda 2011 yılında başlayan ve birkaç yıl devam eden düşüş döneminin yeniden yaşanıp yaşanmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Ancak Dünya Altın Konseyi, bugünkü ekonomik koşulların 2011 yılından önemli ölçüde farklı olduğunu savundu.

Raporda, mevcut dönemde jeopolitik risklerin daha yüksek olduğu, merkez bankalarının altın alımlarının güçlü seyrettiği ve ABD dolarının değerleme açısından pahalı bir seviyede bulunduğu vurgulandı.

Konseyin karşılaştırmasına göre merkez bankalarının yıllık net altın alımları 2011 döneminde yaklaşık 500 ton seviyesindeyken günümüzde yaklaşık 800 ton düzeyinde bulunuyor.

Jeopolitik risk endeksi de aynı dönemde 68 seviyesinden 156'ya yükselmiş durumda.

Ayrıca ABD'deki yüksek bütçe açığı, enflasyon beklentileri ve tahvil piyasasındaki gelişmelerin altına yönelik uzun vadeli talebi destekleyebilecek unsurlar arasında bulunduğu ifade edildi.

Bu göstergeler ışığında Konsey, altındaki mevcut gerilemenin uzun yıllara yayılan yeni bir düşüş döneminden ziyade, güçlü yükselişin ardından yaşanan bir düzeltme olabileceği görüşünü öne çıkardı.

Fiyat düşerken altın fonlarına 2 milyar dolar girdi

Altın piyasasında ekim ayında yaşanan gelişmeler de raporda ayrıntılı biçimde değerlendirildi.

Fiyatlardaki yüzde 6,3'lük düşüşe rağmen küresel altın borsa yatırım fonlarına (ETF) ekim ayında yaklaşık 2 milyar dolarlık, başka bir ifadeyle 16 tonluk net giriş gerçekleşti.

Fon girişlerinde Avrupa ilk sırada yer alırken Asya piyasaları da pozitif katkı sağladı. Kuzey Amerika'daki fonlarda ise sınırlı çıkış görüldü.

Buna karşılık ABD vadeli işlem piyasasında spekülatif pozisyonların azaldığı gözlendi. COMEX piyasasında yönetilen fonların net altın pozisyonları ekim ayında yaklaşık 7 milyar dolar, miktar bazında ise 53 ton geriledi.

Konsey, altın fiyatlarındaki düşüşün yalnızca temel arz-talep koşullarından kaynaklanmadığını; yatırımcıların portföylerindeki riskleri azaltması, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentilerin değişmesi ve tahvillere yönelişin de etkili olduğunu belirtti.

Kalıcı yükseliş için son şart henüz oluşmadı

Dünya Altın Konseyi'ne göre altın fiyatlarında güçlü ve sürdürülebilir bir toparlanmanın önündeki önemli belirsizliklerden biri, vadeli işlem piyasalarındaki spekülatif pozisyonların hâlâ yüksek olması.

Geçmiş dönemlerde fiyatların daha sağlam bir dip oluşturabilmesi için kısa vadeli yatırımcıların önemli bölümünün piyasadan çıkması gerektiği görülüyor.

Bu nedenle Konsey, altındaki satışların bir süre daha devam etme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Raporda kullanılan göstergelerin yalnızca önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin fikir verdiği, altının yıl boyunca nasıl bir performans göstereceğini öngörmediği de özellikle belirtiliyor.

Yılın geri kalanında ABD'deki siyasi gelişmeler, merkez bankalarının faiz kararları, jeopolitik riskler ve küresel hisse senedi piyasalarının seyri altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olabilecek.

Dünya Altın Konseyi'nin genel değerlendirmesi ise altın fiyatlarında toparlanma koşullarının giderek güçlendiği, ancak düşüşün kesin olarak sona erdiğini söylemek için henüz yeterli kanıt bulunmadığı yönünde.