Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) Anlaşmazlıkların Halli Organı, 25 Eylül'deki toplantısında Rusya'nın talebini kabul ederek Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) paketini ve AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamındaki tahsisatları inceleyecek bir panel kurdu. AB, Rusya'nın 24 Temmuz'daki ilk panel talebini engellemişti; DTÖ kurallarına göre ikinci talep ise otomatik olarak kabul ediliyor.

Rusya, SKDM'nin kapsamdaki ürünlerin AB'ye girişinde ciddi ticaret engeli yarattığını, ETS'de şirketlere yapılan ücretsiz tahsisatın ise belirli yerli sanayileri güçlendirmeye yönelik bir ihracat sübvansiyonu olduğunu savunuyor. AB ise her iki düzenlemenin de DTÖ kurallarıyla uyumlu olduğunu belirtti.

Aralarında Çin, Hindistan, ABD, Brezilya, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık'ın da bulunduğu 18 üye üçüncü taraf olarak sürece katılma hakkını saklı tuttu. DTÖ'nün yayımladığı listede Türkiye yer almıyor.

Üçüncü taraf listesinde bu ülkelerin yanında Arjantin, Kanada, Endonezya, Malezya, Norveç, Paraguay, Singapur, İsviçre, Suudi Arabistan, Tayland ve Tayvan da bulunuyor. AB açıklamasında, Ukrayna'ya karşı savaşı sürdüren Rusya'nın DTÖ korumasına başvurmasını eleştirdi.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

SKDM'nin kesin uygulama dönemi 1 Ocak 2026'da başladı ve Türkiye'nin AB'ye güçlü olduğu demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre ihracatını kapsıyor. Panel, mekanizmanın varlığını tek başına askıya almıyor; 2026 ithalatına ilişkin ilk yıllık SKDM beyanı için son tarih 30 Eylül 2027, sertifika alımı ise Şubat 2027'de ortak merkezi platformda başlayacak.

Rusya'nın itirazı yalnız SKDM'yi değil, ETS'deki ücretsiz tahsisatı da hedef alıyor. Türkiye'nin pilot emisyon ticaret sisteminde de tahsisatların kıyas yöntemiyle ücretsiz dağıtılması öngörüldüğü için panelin bu başlıktaki yorumu Ankara açısından da izlenecek.

İş dünyasına etkisi ne?

AB Komisyonu'nun ilan ettiği SKDM sertifika fiyatı ilk çeyrek için ton başına 75,36 avro, ikinci çeyrek için 75,28 avro oldu; üçüncü çeyrek fiyatı 5 Ekim'de açıklanacak. İhracatçılar için pratik gündem değişmiyor: ürün bazında gömülü emisyonun hesaplanması, doğrulanması ve AB'deki ithalatçıya zamanında aktarılması gerekiyor. Dava sonucu belirsizken bu hazırlıkları erteleyen firmalar, AB'li alıcılarla sözleşmelerde maliyet paylaşımı pazarlığında zayıf kalabilir.