Avrupa Parlamentosu (AP), Strazburg'daki genel kurulunda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) mamul ürünlere genişletilmesine ilişkin müzakere tutumunu 15 Eylül'de 464 kabul, 50 ret ve 159 çekimser oyla kabul etti. Metin; bağlantı elemanları, tel, yay ve çeşitli ev eşyaları gibi çelik ya da alüminyum içeriği yüksek ürünleri kapsama alıyor. AA'nın aktardığına göre otomobil parçaları ve çamaşır makineleri de listede.

Avrupa Komisyonu Aralık 2025'te yaklaşık 180 mamul ürünü kapsayan bir öneri sunmuştu. Konsey 12 Haziran'da yaklaşık 200 ürünlük bir tutum belirledi. AP'nin Çevre Komitesi ise 9 Temmuz'da kapsamı 457 ürün kalemine çıkaran raporu kabul etti ve genel kurul bu çizgiyi onayladı.

Parlamento ayrıca ürünlerde yapılan küçük değişikliklerle yükümlülükten kaçınmayı zorlaştıran daha sıkı önlemler istiyor. Fiyat şoklarında ürünlerin geçici olarak kapsam dışına çıkarılmasına imkân veren istisna maddesini reddeden AP, bunun yerine ilgili ürünlerden elde edilen SKDM gelirlerinin geçici olarak etkilenen sektörlere yönlendirilmesini öneriyor.

Çevre Komitesi raporu ayrıca, ithalata aracılık eden çevrim içi platformların da düzenlemeye tabi olmasını ve en az gelişmiş ülkelere teknik yardım sağlanmasını öngörüyor. Komisyon önerisindeki ürünlerde çelik ve alüminyum içeriği ortalama yüzde 79 düzeyindeydi.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Mevcut SKDM büyük ölçüde demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi temel ürünleri kapsıyor. Kapsamın mamule uzanması, AB'ye metal ağırlıklı parça ve ara mal satan Türk sanayicilerinin de karbon hesabı ve doğrulama yüküyle karşılaşması anlamına geliyor. Nihai kapsamın 180, 200 ya da 457 ürün arasında nerede duracağı, etkilenecek Türk ihracatının büyüklüğünü doğrudan belirleyecek.

İş dünyasına etkisi ne?

Otomotiv yan sanayii, beyaz eşya ve metal eşya üreticileri için tedarik zincirinde kullanılan çelik ve alüminyumun emisyon verisini toplamak artık ayrı bir iş kalemi hâline gelebilir. Nihai metin yürürlüğe girene kadar mevcut kapsam geçerli; ancak AB'li müşterilerin tedarikçilerden ürün bazında emisyon verisi istemeye başlaması şimdiden bekleniyor.