Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik riskleri, jet yakıtı maliyetlerini rekor seviyelere çıkardı. Sektör temsilcileri ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği verileri; yüksek yakıt giderlerinin yolculara bilet zammı, ertelenen yatırımlar ve daralan uçuş kapasitesi olarak yansıyacağı konusunda uyarıyor.

Küresel havacılık sektörü, jeopolitik krizler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle son yılların en ağır maliyet baskılarından biriyle karşı karşıya kaldı. Dünya genelinde enerji akışının kilit noktası konumundaki Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu merkezli aksamalar, ham petrol fiyatlarının ötesinde rafine bir ürün olan jet yakıtı maliyetlerini hızla tırmandırdı.

Sektör yöneticilerinden 5 yıllık türbülans uyarısı

Financial Times’a konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TAP Air Portugal CEO’su Luís Rodrigues, yüksek jet yakıtı maliyetlerinin kısa vadede gerilemesini beklemediklerini vurguladı. Sektörün 3 ila 5 yıl sürecek zorlu bir finansal türbülansa girdiğine işaret eden Rodrigues, artan maliyetlerin uzun vadeli planlamaları baştan aşağı değiştirdiğini belirtti.

IATA verileri kâr marjlarındaki riski ortaya koyuyor

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verileri de yakıt harcamalarının havayolu şirketlerinin toplam işletme giderleri arasındaki en büyük kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. Rafineri kapasitelerindeki daralma ve tedarik zincirindeki aksamalar, ham petrol fiyatlarında gerileme yaşansa dahi rafine jet yakıtı fiyatlarının yüksek kalmasına yol açıyor. Sektör analistleri, özellikle riskten korunma finansal sözleşmeleri zayıf olan veya düşük kâr marjıyla çalışan taşıyıcıların ciddi finansal risk altında olduğuna dikkat çekiyor.

Bilet fiyatları artıyor, yeni yatırımlar erteleniyor

Maliyet yükünü tek başına üstlenmekte zorlanan küresel havayolu şirketleri, operasyonel süreçlerinde bir dizi önlem almak zorunda kalıyor. Tatil dönemlerinde ve talebin yoğun olduğu hatlarda artan giderler doğrudan bilet fiyatlarına yansıtılırken, verimliliği düşük güzergâhlarda ise sefer sayıları azaltılıyor. Aynı zamanda uçak ve motor teslimatlarında yaşanan küresel gecikmeler ile yükselen bakım maliyetleri, şirketlerin yeni hat açılışlarını ve filo büyütme planlarını askıya almasına neden oluyor.

Tedarik zincirindeki hasarın iyileşmesi zaman alacak

Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri ortadan kalksa bile, rafine ürün tedarikinin ve piyasa dengelerinin eski seviyesine dönmesinin zaman alacağı ifade ediliyor. Bu tablonun, önümüzdeki yıllarda seyahat edecek yolcular için daha yüksek bilet fiyatları ve kısıtlı uçuş seçenekleri anlamına gelebileceği öngörülüyor.