Avrupa Birliği istatistik ofisi Eurostat'ın 17 Eylül'de açıkladığı kesin verilere göre Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon ağustosta yüzde 3,2'ye çıktı. Oran temmuzda yüzde 2,9, bir yıl önce ise yüzde 2,0 seviyesindeydi. 1 Eylül'de yayımlanan öncü tahmin yüzde 3,3'tü. AB genelinde enflasyon da temmuzdaki yüzde 3,0'dan yüzde 3,2'ye yükseldi.

Bileşenler arasında en yüksek yıllık artış enerjide görüldü: enerji fiyatları temmuzdaki yüzde 10,3'lük artışın ardından ağustosta yüzde 14,3 yükseldi. Hizmet enflasyonu yüzde 3,3'ten 3,0'a gerilerken enerji dışı sanayi ürünlerinde oran yüzde 0,9'dan 1,2'ye çıktı. Gıda, alkol ve tütün grubunda artış yüzde 1,1 oldu. Manşet enflasyona en büyük katkı 1,43 puanla hizmetlerden, 1,29 puanla enerjiden geldi.

Üye ülkeler arasında en düşük yıllık oranlar İsveç (yüzde 0,3), Estonya (yüzde 1,3) ve Çekya'da (yüzde 1,5), en yüksek oranlar ise Romanya (yüzde 6,3), Litvanya (yüzde 5,6) ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (yüzde 5,2) ölçüldü. Avrupa Merkez Bankası 10 Eylül'de Orta Doğu'daki çatışmanın yarattığı enflasyon baskısını gerekçe göstererek faizleri 25 baz puan artırmış, mevduat faizi 16 Eylül'den itibaren yüzde 2,50'ye çıkmıştı.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Euro Bölgesi, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı. Enerji kaynaklı fiyat artışları Avrupalı hanelerin harcanabilir gelirini daraltırken ECB'nin sıkılaştırması da talebi yavaşlatabilir. Öte yandan Avrupa'daki fiyat artışları, euro cinsinden ihracat fiyatlarında Türk ihracatçıları için bir miktar esneklik yaratabilir.

Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?

Enerji kaynaklı enflasyonun sürmesi, ECB'nin yakın dönemde faiz indirimine yönelme olasılığını zayıflatıyor. Euro faizlerindeki yükseliş, euro cinsinden borçlanan Türk şirketleri ve bankaları için finansman maliyetlerini etkileyen bir unsur.

İş dünyasına etkisi ne?

Avrupa'ya satış yapan sanayiciler için hem talep hem de euro/dolar paritesi takip edilmesi gereken iki değişken. ECB personel projeksiyonları, çekirdek enflasyonun 2027'de yüzde 2,6 ile yüksek kalacağını gösteriyor.