Avrupa Merkez Bankası (ECB), Profesyonel Tahminciler Anketi'nin (SPF) 2026 dördüncü çeyrek sonuçlarını 30 Ekim 2026'da yayımladı. Anket 2-7 Ekim 2026 tarihleri arasında yapıldı ve 52 yanıt alındı.
Katılımcıların Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP) ile ölçülen manşet enflasyon beklentisi 2026 için yüzde 3,0, 2027 için yüzde 2,6, 2028 için yüzde 2,0 oldu. Beklentiler bir önceki tura göre 2026 için 0,3 puan, 2027 için 0,4 puan yukarı çekildi; 2028 beklentisi değişmedi. ECB, revizyonun başlıca nedenini yüksek enerji fiyatları ve bunların dolaylı etkileri olarak tanımladı.
Uzun vadeli beklenti, yani 2031 yılına ilişkin tahmin, hem manşet hem çekirdek enflasyonda yüzde 2,0'de kaldı. Enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon beklentisi 2026 için yüzde 2,4, 2027 için yüzde 2,5, 2028 için yüzde 2,2 olarak kaydedildi; çekirdek beklenti 2027 için 0,2 puan, 2028 için 0,1 puan yukarı revize edildi.
Reel GSYH büyümesi beklentisi 2026 için yüzde 1,0, 2027, 2028 ve uzun vade için yüzde 1,3 oldu. Uzun vadeli büyüme beklentisi 0,1 puan yukarı revize edildi. İşsizlik oranı beklentisi 2026 için yüzde 6,4, 2027 için yüzde 6,3, 2028 için yüzde 6,2 ve uzun vadede yüzde 6,1 olarak açıklandı; 2026 beklentisi geçmiş verideki 0,1 puanlık yukarı güncelleme nedeniyle hafif yükseldi.
Katılımcılar, enflasyonda risklerin 2026-2028 döneminde yukarı yönlü, uzun vadede dengeli olduğunu bildirdi. Büyümede riskler tüm vadelerde aşağı yönlü değerlendirildi. ECB'nin mevduat kolaylığı faizine (DFR) ilişkin 2026 dördüncü çeyrek için en sık belirtilen seviye yüzde 2,50 oldu; bu seviyeyi katılımcıların yüzde 48'i bildirdi. ECB, anket sonuçlarının bankanın karar organlarının veya personelinin görüşlerini yansıtmadığını belirtiyor.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Euro bölgesi, Türkiye ihracatının en büyük pazarı. Ankette 2026 için yüzde 1,0, 2027 ve 2028 için yüzde 1,3 büyüme öngörülmesi, Türkiye'nin ana ihracat pazarında talebin zayıf ama pozitif seyredeceği beklentisine işaret ediyor.
Ticaret Bakanlığı'nın aylık dış ticaret veri bülteninde, 2026 Eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artışla 25 milyar 976 milyon dolar olduğu bildirildi. Euro bölgesindeki büyüme ve enflasyon patikası, bu ihracatın hem hacmini hem de euro cinsinden fiyatlamasını etkileyen temel dış değişken olmayı sürdürüyor.
Vatandaşa nasıl yansıyor?
Euro bölgesinde enflasyonun 2026'da yüzde 3,0 ile ECB'nin yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmasının beklenmesi, bölgedeki fiyat baskısının bu yıl içinde hızlı biçimde gerilemeyeceği anlamına geliyor. Tahminciler 2028'de yüzde 2,0'ye dönüş öngörüyor.
Euro bölgesi fiyat düzeyindeki artış, Türkiye'de euro bölgesinden ithal edilen tüketim ve ara mallarının döviz cinsinden maliyetine yansıyan kanallardan biri. Kur etkisi bu habere konu belgede yer almadığından, hane halkı fiyatlarına geçişin büyüklüğüne ilişkin bir tahmin verilmiyor.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Ankette 2026 dördüncü çeyreği için en sık bildirilen mevduat kolaylığı faizi yüzde 2,50 seviyesinde kaldı ve bu seviyeyi katılımcıların yüzde 48'i işaretledi. Bu, piyasa profesyonellerinin yakın vadede ECB politika faizinde yön değişikliği beklemediğine işaret ediyor.
Uzun vadeli enflasyon beklentisinin yüzde 2,0'de çakılı kalması, euro bölgesi uzun vadeli faizleri açısından beklenti çıpasının korunduğunu gösteriyor. Buna karşılık 2026-2028 için enflasyon risklerinin yukarı, büyüme risklerinin aşağı yönlü bildirilmesi, euro varlıklarında senaryo dağılımının iki yönlü genişlediğine işaret ediyor.
İş dünyasına etkisi ne?
Revizyonun gerekçesi olarak enerji fiyatları ve bunların dolaylı etkileri gösterildi. ECB, bu turda da katılımcılara Orta Doğu'daki savaşa bağlı enerji şoklarının olası dolaylı ve ikincil enflasyon etkilerine ilişkin özel sorular yönelttiğini bildirdi; katılımcılardan bu etkileri 2026-2028 ve 2031 için ayrı ayrı belirtmeleri istendi.
Euro bölgesine satış yapan Türk üreticileri için tablo iki yönlü: nominal talep enflasyonla birlikte artarken, reel büyümenin 2026'da yüzde 1,0'de kalması hacim artışını sınırlıyor. Enerji kaynaklı maliyet baskısının ikincil etkilere dönüşüp dönüşmeyeceği, Avrupa'daki alıcıların 2027 fiyat ve ücret pazarlıklarını belirleyecek ana başlık olarak öne çıkıyor.






