Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) ağustos ayı İhracat Pazar Monitörü sonuçlarına göre İhracat Talep Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,7 ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 gerileyerek 100 değerini aldı. Dünya gazetesinin 28 Eylül'de aktardığı açıklamaya göre bu düşüşle endeks uzun dönem ortalamasına inmiş oldu.

Endeks, Türkiye'nin ihracat yaptığı pazarlardaki talep koşullarını bu ülkelerin temel ve öncü makroekonomik göstergeleri üzerinden izliyor. TİM'in değerlendirmesine göre ağustosta ihraç pazarlarında iş dünyası ve tüketici güvenindeki zayıflamalar talebi aşağı çekti; işsizlik, sanayi üretimi ve enflasyon cephesindeki kısmi iyileşmeler ise düşüşü sınırladı.

Pazarların sosyal, ekonomik ve siyasi risklere karşı direncini ölçen Pazar Dayanıklılık Endeksi ise aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 0,7 artışla 100 olarak hesaplandı. TİM, küresel jeopolitik risklerde kısmi bir iyileşme görüldüğünü, ancak talepteki gerilemenin dayanıklılık üzerinde olumsuz etki yarattığını belirtti. TİM verilerine göre Türkiye'nin ağustos ayı ihracatı 23,5 milyar dolar, ocak-ağustos dönemi ihracatı ise 185 milyar dolar olmuştu.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

İhracat talebinin ortalama düzeyde yatay seyretmesi, yılın son çeyreğinde ihracat artışının büyük ölçüde fiyat, kur ve pazar çeşitlendirmesi gibi Türkiye'ye özgü etkenlere bağlı kalacağını düşündürüyor.

Vatandaşa nasıl yansıyor?

Dış talebin yatay seyri, ihracata dayalı sanayi bölgelerinde üretim ve istihdamın kısa vadede belirgin bir ivme kazanmasının zor olduğuna işaret ediyor. İhracatçı firmalarda çalışanlar için sipariş temposu, önümüzdeki aylarda mesai ve vardiya düzenini belirleyen başlıca etken olmaya devam edecek.

İş dünyasına etkisi ne?

Endeksin uzun dönem ortalamasına inmesi, ihracatçıların dış pazarlardan ek bir talep rüzgârı beklememesi gerektiğine işaret ediyor. Maliyet baskısı altındaki firmalar için bu, sipariş almak adına fiyat rekabetinin sürebileceği anlamına geliyor.

Pazar dayanıklılığındaki hafif artış ise mevcut pazarlarda ani bir kırılma riskinin sınırlı olduğunu gösteriyor. İhracatçıların yeni pazar arayışını ve mevcut müşterilerle ilişkileri birlikte yönetmesi önem kazanıyor.