Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turistlerin kişi başı gecelik harcamalarının artmaya devam ettiğini belirterek, "9 ayda yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama gecelik harcaması 119,9 dolara ulaştı." dedi. Ersoy, Ayasofya'nın yer altındaki tarihi alanlarında da araştırmaların ve kapsamlı çalışmaların sürdüğünü aktararak, " Ayasofya'nın yer altı, en az üst yapısı kadar ilginç. Yakın bir tarihte gerekli koruma, güvenlik ve ziyaretçi altyapısı çalışmaları tamamlanan uygun bölümleri halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz." dedi.

Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen ve dün başlayan Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Turizmde yıla çok iyi başlangıç yapmalarına rağmen şubatın sonunda İsrail ve ABD ile İran arasında başlayan savaştan olumsuz etkilendiğini dile getiren Ersoy, bölgedeki savaşların Türkiye turizmini hem kaynak pazarlar hem de artan enerji ve hava yolu ulaşım maliyetleri üzerinden etkilediğini anlattı.

Bilgi

Üçüncü çeyrekte turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara ulaştı. 9 aylık turizm geliri ise yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar oldu

Ersoy, sektörün krizlere karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla ürün ve pazar çeşitliliğine odaklandıklarını kaydederek, Türkiye'nin 2018'de turizm stratejisinde değişikliğe gittiğini, 2019'da Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) kurulduğunu, bu çalışmalarla yeni pazarlara açıldıklarını ve tanıtım faaliyetlerini güçlendirdiklerini bildirdi.

Savaşın etkilerinin özellikle ikinci çeyrekte hissedildiğini ancak sektörle birlikte hızlı hareket ederek tanıtım ve satış kampanyalarını artırdıklarını anlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye, turizmde yıllardır yaptığı yatırımların karşılığını almayı başardı. Üçüncü çeyrekte turizm gelirimiz, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara ulaştı. 9 aylık turizm gelirimiz ise yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar oldu. İkinci çeyrekte savaşın etkilerini daha yoğun hissetmiştik. O dönemde yaptığımız açıklamada, 'en kötüsünün geride kaldığını ve bundan sonra toparlanma beklediğimizi' söylemiştim. Nitekim turizm sektörümüzle birlikte çok hızlı hareket ettik. Güçlü tanıtım ve satış kampanyalarını devreye aldık. Türkiye'nin güvenli ve istikrarlı bir destinasyon olduğunu uluslararası kamuoyuna etkili biçimde anlattık."

Ersoy, Türkiye'nin Formula 1 takvimine yeniden alınması, NATO Zirvesine ev sahipliği yapması ve Antalya'nın COP31 için seçilmesinin de ülkeye duyulan güveni güçlendirdiğini vurguladı.

Dijital tanıtım çalışmalarına değinen Ersoy, bu yıl 74 ülkede yürütülen kampanyalarla 7,1 milyar gösterime ulaşıldığını, 2025 ve 2026'da yayımlanan 10 mini dizinin ise toplam 10,5 milyar gösterim elde ettiğini söyledi.

"Hangi alanların ziyarete açılabileceğini bilimsel incelemeler ve güvenlik koşulları belirleyecek. Böylece Ayasofya'nın bugün görülemeyen tarihi katmanlarının da tanınmasına imkan sağlayacağız. Fatih'in emanetini, kubbesinden yer altındaki yapılarına kadar bütüncül bir yaklaşımla koruyoruz."

"Kişi başı gecelik harcamada büyümeye devam ediyoruz"

Bakan Ersoy, turizm stratejisinde ziyaretçi sayısının yanı sıra kişi başı harcamayı artırmaya da odaklandıklarını belirterek, yüksek harcama kapasitesine sahip ziyaretçilere yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Yılın 9 ayında ortalama kalış süresinin 10,34 gece olarak gerçekleştiğini dile getiren Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kişi başı gecelik harcamada ise büyümeye devam ediyoruz. 9 ayda yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama gecelik harcaması 119,9 dolara ulaştı. Tüm ziyaretçi grupları birlikte değerlendirildiğinde ise kişi başı ortalama gecelik harcama, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 107,7 dolar oldu. Yıl sonuna kadar çok büyük bir sürprizle karşılaşmazsak 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde edeceğimizi düşünüyorum."

"Bu hafta ABD'den yeni eserlerimiz geldi"

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye'nin yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının iadesi için kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini ve uluslararası işbirliklerini artırdığını belirterek, bu kapsamda anlaşma yapılan ülke sayısının 14'e yükseldiğini bildirdi.

Kaçakçılıkla mücadele biriminin daire başkanlığı seviyesine çıkarıldığını anımsatan Ersoy, eserlerin kökenini ortaya koymak için arşiv kayıtları, kazı belgeleri, eski fotoğraflar ve bilimsel analizlerden yararlanıldığını ifade etti.

Ersoy, yurt dışında eserin tespit edilmesinden satışının durdurulmasına ve onun talep edilmesine kadar tüm süreçlerde önemli deneyimlerinin bulunduğunu kaydederek, "Bu konuda ciddi bir uzmanlık kazandık. Bugün dünyanın farklı ülkelerinden uzmanlar Türkiye'ye gelerek eğitim alıyor, kültür varlıklarının iadesi konusundaki tecrübemizden yararlanıyor." dedi.

Halihazırda birçok ülkede birlikte çalıştıkları ekiplerin bulunduğunu dile getiren Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda üzerinde çalıştığımız çok sayıda operasyon var. Ancak bunların ayrıntılarını açıklayamam. Şunu söyleyebilirim, bu hafta ABD'den yeni eserlerimiz geldi. Bunun açıklamasını da yapacağız. ABD, İsviçre, Japonya, Özbekistan, Yunanistan, Danimarka ve Çin gibi çok sayıda ülkeyle çalışmalarımız devam ediyor. Bizim için bir eserin kaçırılmasının üzerinden kaç yıl geçtiği, o eserin peşini bırakmak için bir gerekçe değil. Kültür varlıklarımızın izini sürmeye ve onları doğdukları topraklarla buluşturmaya devam edeceğiz."

"(Ayasofya'nın yer altındaki tarihi mekanları) Halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ayasofya'da Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, bilim kurulu üyelerinin çalışmaları Mimar Sinan döneminden sonraki en kapsamlı müdahalelerden biri olarak nitelendirdiğini bildirdi.

Ana kubbenin yanı sıra mihrap ve minberin bulunduğu doğu bölümündeki yarım kubbede de güçlendirme çalışmalarına başladıklarını kaydeden Ersoy, çalışmaların bilim kurulu, Koruma Kurulu ve üniversitelerin görüşleri doğrultusunda yürütüldüğünü, yapının ibadete ve ziyarete açık tutulurken özgün mimari unsurlarının korunmasına yönelik hassas bir mühendislik çalışması gerçekleştirildiğini anlattı.

Ersoy, Ayasofya'nın yer altındaki tarihi alanlarında da araştırmaların ve kapsamlı çalışmaların sürdüğünü aktararak, bugüne kadar yaklaşık 3 bin ton çamur ve moloz çıkarıldığını, tarihi tünel, su kanalı ve mahzenlerin incelendiğini ifade etti.

Bazı bölümlerde ilerledikçe yeni mekanlara ulaştıklarını vurgulayan Ersoy, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu yapılar, İstanbul'un tarihi su yönetimi ve altyapısı hakkında da önemli bilgiler veriyor. Yağmur sularının tahliyesi ve su dağıtımı gibi işlevlere sahip yer altı sistemlerini araştırıyoruz. Bazı bölümler insanların geçebileceği büyüklükte. Ancak bütün alanların işlevlerini ve tarihsel bağlantılarını henüz ortaya koymuş değiliz. Araştırmalarımız devam ediyor. Kuzeydoğu bölümündeki 4 odalı yer altı mezarında yani hipojede yürütülen çalışmalar da Ayasofya'dan daha eski dönemlere uzanan izleri anlamamıza katkı sağlıyor. Ayasofya'nın yer altı, en az üst yapısı kadar ilginç.

Yakın bir tarihte bu alanları öncelikle basın mensuplarımıza tanıtmak, sizlere çalışmalarımızı yerinde göstermek istiyoruz. Ardından gerekli koruma, güvenlik ve ziyaretçi altyapısı çalışmaları tamamlanan uygun bölümleri halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Hangi alanların ziyarete açılabileceğini bilimsel incelemeler ve güvenlik koşulları belirleyecek. Böylece Ayasofya'nın bugün görülemeyen tarihi katmanlarının da tanınmasına imkan sağlayacağız. Fatih'in emanetini, kubbesinden yer altındaki yapılarına kadar bütüncül bir yaklaşımla koruyoruz."

"Formula 1'i pistten çıkarıp bütün İstanbul'a yayacağız"

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Formula 1 organizasyonunu yalnızca hafta sonu yarışıyla sınırlı görmediklerini, İstanbul'un kültür, sanat ve eğlence hayatıyla bütünleştirerek geniş kapsamlı bir festivale dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.

"Formula 1'i pistten çıkarıp bütün İstanbul'a yayacağız." diyen Ersoy, organizasyon öncesi ve sonrasında Ege ve Antalya gibi destinasyonları da seyahat programlarına dahil ederek ziyaretçilerin Türkiye'de kalış süresini ve harcamalarını artırmayı amaçladıklarını kaydetti.

Ersoy, yeni Antalya Arkeoloji Müzesi'ni 2027'de hizmete açmayı hedeflediklerini kaydederek, müzenin eski yapıya göre iki kat büyük kapalı alana ve yaklaşık 3 kat fazla sergi alanına sahip olacağını bildirdi.

Yeni müzede depolarda bekleyen eserlerin büyük bölümünün sergilenebileceğini dile getiren Ersoy, "İlerleyen dönemde Antalya Müzesi'ni gece müzeciliği uygulamasına da dahil edebiliriz." dedi.

"Haydarpaşa ve Sirkeci'nin ilk etaplarını 2027'de hizmete açmayı hedefliyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Haydarpaşa ve Sirkeci projelerinin ilk etaplarını 2027'de hizmete açmayı hedeflediklerini belirterek, restorasyon çalışmaları sırasında zemin ve arkeolojik bulgular nedeniyle proje takviminde değişiklikler yapmak zorunda kaldıklarını bildirdi.

Haydarpaşa Garı'nın temelinde yapılan incelemelerde özgün projelerde yer alan yaklaşık 1000 ahşap kazıktan 800'ünün tespit edilemediğini aktaran Ersoy, zeminin gevşek, suya doygun ve sıvılaşma riski taşıyan bir yapıda olduğunun belirlendiğini, bu nedenle öncelikle zemin güçlendirme çalışmalarına ağırlık verdiklerini anlattı.

Ersoy, Haydarpaşa'da garın ulaşım işlevini koruyacağını, ayrıca büyük bir kütüphane, sergi salonları, sanat atölyeleri ve Anadolu Yakası'nın ilk arkeoloji müzesinin kurulacağını kaydederek, Sirkeci'de ise Türkiye'nin göç tarihini anlatan bir müze oluşturacaklarını ifade etti.

Projeler kapsamında arkeopark, performans ve etkinlik merkezleri, geniş peyzaj alanları ve yürüyüş yolları da yapılacağını aktaran Ersoy, "Haydarpaşa ve Sirkeci'yi İstanbul'un kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunacak iki yeni merkez olarak görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.