Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 11 Eylül 2026'da yayımladığı Petrol Piyasası Raporu'nda küresel petrol ürünleri piyasasındaki sıkışıklığın ağustosta derinleştiğini açıkladı. Rapora göre Körfez ülkelerinin net dizel/gasoil ihracatı ağustosta günlük 390 bin varile indi; bu düzey savaş öncesi seviyenin dörtte birinin biraz üzerinde.
Rapor, Ukrayna saldırılarının yoğunlaşmasının ardından Rusya'nın rafineri sisteminde yaşanan aksamalar ve ürün ihracatının durma noktasına gelmesinin kayıpları büyüttüğünü belirtti. Körfez ile Rusya'nın birlikte gerçekleştirdiği net dizel/gasoil ihracatı ağustosta şubat ayına göre günlük 1,6 milyon varil daha düşüktü. IEA, şubatta bu iki kaynağın küresel deniz yoluyla dizel ticaretinin neredeyse yüzde 45'ini oluşturduğunu kaydetti.
Ağustosta küresel petrol üretimi aylık bazda 1,6 milyon varil azalarak günlük 100,1 milyon varile geriledi; güvenlik riskleri nedeniyle Körfez'de günlük 10 milyon varilin üzerinde üretim kapalı kaldı. Rafineri işlem hacmi ise yaz zirvesi olan günlük 81,4 milyon varile çıktı, ancak bir yıl öncesine göre 4,2 milyon varil düşük kaldı. IEA, 2026'da küresel rafineri işlem hacminin günlük 2,6 milyon varil azalarak 81,5 milyon varile ineceğini öngörüyor.
Stoklar dengeleyici rol üstlendi. Küresel gözlenen petrol stokları ağustosta 95 milyon varil azaldı; şubattan bu yana kümülatif düşüş 507 milyon varile, günlük ortalama çekiliş 2,8 milyon varile ulaştı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) de 9 Eylül 2026 tarihli Kısa Vadeli Enerji Görünümü'nde küresel stokların yıl başından bu yana 400 milyon varil azaldığını tahmin etti.
Fiyat tarafında Kuzey Denizi Dated referans ham petrol fiyatı ağustosta 7,61 dolar artarak ortalama 91,00 dolar/varil oldu, 9 Eylül'de 113,48 dolar/varile yükseldi. IEA, raporun yazıldığı sırada ICE Brent vadelilerinin 105 dolar/varilden işlem gördüğünü, bunun ağustos başına göre 21 dolar yüksek ve savaş öncesi seviyelerin yüzde 45 üzerinde olduğunu bildirdi. Ürün tarafındaki artış daha sert: ABD'de dizel/gasoil fiyatları eylül başında 200 dolar/varil eşiğini aştı ve savaş öncesinin yüzde 94 üzerine çıktı.
Türkiye’yi nasıl etkiliyor?
Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz–Atlantik ürün havzası, IEA'nın rekor marj ve fiyat artışı tespit ettiği bölge. Rapora göre ağustosta rafineri marjları Atlantik havzasında rekor seviyeye ulaştı, dizel craklerindeki sert yükseliş bu artışın başlıca sürükleyicisi oldu; Singapur'da ise yükselen navlun maliyetleri kârlılığı baskıladı.
Bölgesel arz kanallarının ikisi de daralmış durumda. Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatı ağustosta yaklaşık günlük 13 milyon varile, yani savaş öncesi düzeyin neredeyse yarısına indi; rafine ürün ve LPG ihracatı ise şubata göre yüzde 60 ya da günlük 3,7 milyon varil daha düşük. Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtların yanı sıra Kızıldeniz'deki Bab'ül Mendep geçişine yönelik saldırılar da akışların normalleşmesini engelliyor. IEA, tanker maliyetlerinin güvenlik riskleri ve gemi talebiyle birlikte sert yükseldiğini belirtiyor.
Vatandaşa nasıl yansıyor?
Akaryakıt fiyatlarındaki baskı tüketiciye yansımaya başladı. EIA, eylül raporunda ABD perakende motorin fiyatı tahminini 2026 için galon başına 5,07 dolara yükseltti; bir önceki tahmin 4,85 dolardı. 2027 tahmini ise 4,07 dolardan 4,40 dolara çıkarıldı, yani yüzde 8,2 yukarı revize edildi.
EIA, ABD'de distilat stoklarının eylülde 100 milyon varilin altına ineceğini ve 2027'nin büyük bölümünde son beş yılın en düşük seviyesinin altında kalacağını öngörüyor. Kurum, sonbahar rafineri bakım döneminde distilat üretiminin azalmasının, hasat mevsiminde tarımsal dizel talebinin artmasının fiyat etkisini belirginleştireceğini belirtiyor.
IEA ise petrokimya hammaddesi ve rafine ürün arzındaki kayıpların, özellikle dizelde yüksek yakıt fiyatlarının tüketimi baskılamayı sürdüreceğini vurguluyor. Ajans, küresel petrol talebinin 2026'da günlük 2,5 milyon varil azalmasını bekliyor; bu, bir önceki rapordaki tahminden yaklaşık 940 bin varil daha sert bir düşüş.
Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?
Piyasadaki sıkışıklık fiyat yapısına da yansıdı. IEA, ham petrol piyasalarının Orta Doğu ve Rusya kaynaklı aksamalarla birlikte sıkılaşması ve talebin Atlantik havzası varillerine kayması sonucu backwardation'ın aşırı seviyelere ulaştığını bildirdi.
Yedek kapasite tamponu dar. IEA tablosuna göre OPEC-8'in ağustos üretimi günlük 14,85 milyon varille örtülü hedefin 5,66 milyon varil altında kaldı; ağustosa göre efektif yedek kapasite günlük 0,07 milyon varil olarak hesaplandı. Suudi Arabistan'ın ağustos üretimi 5,97 milyon varil/gün iken sürdürülebilir kapasitesi 12,11 milyon varil/gün olarak gösterildi.
Fiyat beklentilerinde yön aşağı, belirsizlik yüksek. EIA, Brent'in 2026'da ortalama 91 dolar, 2027'de 74 dolar/varil olmasını bekliyor ve 2026'nın ikinci yarısı için yaklaşık 90 dolarlık bir ortalama öngörüyor. Kurum, Hürmüz Boğazı ve alternatif rotalardaki akışlarda süregelen oynaklığın, kısa vadeli fiyat hareketlerini tahminlerinden daha dalgalı hale getirmesinin muhtemel olduğunu belirtiyor. EIA, modele girdilerin 3 Eylül 2026'da kapatıldığını, bu tarihten sonraki piyasa gelişmelerinin tahmine yansımadığını da not düşüyor.
İş dünyasına etkisi ne?
Rafinerici ve akaryakıt kullanan sektörler için tablo iki yönlü işliyor. IEA, arz kaybının kısmen diğer bölgelerdeki rafinerilerin rekor kârlılığı yakalamak için işlem hacimlerini sınıra kadar zorlamasıyla telafi edildiğini belirtiyor. EIA'nın distilat crack spread tahmini 2026 için galon başına 1,57 dolara yükseltildi; önceki tahmin 1,30 dolardı, revizyon yüzde 20,8 oranında.
Lojistik maliyetleri de yükseliyor. IEA, tanker maliyetlerinin artan güvenlik riskleri ve güçlü gemi talebiyle birlikte sert biçimde yükseldiğini, ağustosta denizdeki petrol hacminin Orta Doğu çıkışlı tanker trafiğine yönelik yeniden başlayan saldırılar nedeniyle 65 milyon varil azaldığını bildirdi. Navlun artışı Singapur rafinaj kârlılığını baskılayan unsur olarak öne çıktı.
IEA, tamponların daralması ve küresel rafinaj sisteminin sınıra dayanmasıyla birlikte Orta Doğu'daki çatışmanın ve beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının çözümünde ilerleme sağlanmasının, piyasanın daha da sıkılaşmasını ve talep tahribatını önlemek açısından her zamankinden önemli hale geldiğini kaydetti.






