İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Uluslararası Çevre İletişim Derneği'nin 19 Eylül'de Ankara'da düzenlediği COP31 Öncesi Diyaloglar Zirvesi'nde iklim finansmanındaki açığa dikkat çekti. Başkanlığın aktardığına göre Hasar, dünya genelinde 2030'a kadar iklim teknolojilerini yakalamak için yıllık 6 ila 7 trilyon dolarlık bir finansman hedefi bulunduğunu, ancak gerçek ihtiyacın yıllık 9 ila 10 trilyon dolar arasında olduğunu söyledi.

Hasar, Türkiye'nin COP Başkanı olarak 196 tarafın kabul edeceği karar metinlerini hazırlayacağını ve ülkeleri uzlaştırma rolü üstleneceğini belirtti. Zirvenin öncelikleri arasında iklime uyum, teknoloji transferi, iklim finansmanı ve taahhütlerden uygulamaya geçiş sayıldı.

Hasar, AA'ya yaptığı açıklamalarda da COP31'de müzakere ve eylem olmak üzere iki başlıkta 60'tan fazla kararın ele alınacağını, uyum finansmanı, azaltım çalışma programı, adil geçiş ve kayıp-zarar fonunun gündemde olacağını söylemişti. Hasar'a göre sıfır atık ilk kez bir COP sürecine alınıyor; organik atıklardan kaynaklanan metan emisyonlarının azaltılması ve yakalanan metanın enerjiye dönüştürülmesi tartışılacak.

Zirvenin açılış konuşmasını COP31 Baş Operasyon Yöneticisi Burak Demiralp yaptı. Hasar, COP31'i bir 'uygulama COP'u' olarak tanımlarken küresel hedeflere ulaşmak için finansman ile teknoloji transferinin birlikte sağlanması gerektiğini, bu hedefler arasında 2035'e kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35'e çıkarılmasının da bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Ev sahibi ülke olarak Türkiye, finansman açığını kapatacak bir uzlaşıyı Antalya'da masaya getirmek zorunda. Sıfır atığın COP gündemine girmesi, Türkiye'nin kendi politika başlığını küresel müzakereye taşıması anlamına geliyor.

İş dünyasına etkisi ne?

Metan azaltımı ve atıktan enerji başlıklarının müzakereye girmesi, belediyeler ve atık yönetimi, biyogaz ve geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren şirketler için uluslararası finansman kanallarının genişleyebileceğine işaret ediyor. Uyum finansmanına ilişkin kararlar ise altyapı ve inşaat sektörünün uzun vadeli iş hacmini etkileyebilir.