Uluslararası Para Fonu, 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,1’e yükseltirken dünya ekonomisinin savaş kaynaklı enerji şoku, yapay zekâ yatırımlarında olası bir düzeltme ve artan kamu borçları nedeniyle baskı altında olduğunu bildirdi. IMF’ye göre Orta Doğu’daki çatışmaların uzaması veya yapay zekâ yatırımlarının sert biçimde gerilemesi, küresel büyüme görünümünü önemli ölçüde bozabilir.
Küresel ekonomi, artan jeopolitik gerilimlere ve enerji maliyetlerindeki yükselişe rağmen büyümeyi sürdürüyor. Ancak Uluslararası Para Fonu (IMF), mevcut dayanıklılığın kalıcı kabul edilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Kurumun ekim ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre küresel ekonominin 2026’da yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,4 büyümesi bekleniyor. IMF, 2026 tahminini temmuz ayındaki yüzde 3 seviyesinden yukarı çekse de büyümenin 2025’te kaydedilen yüzde 3,5’in altında kalacağını öngörüyor.
Bangkok’ta düzenlenen IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarında açıklanan değerlendirmede, dünya ekonomisinin önündeki başlıca riskler üç başlıkta toplandı: Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı enerji şoku, yapay zekâ yatırımlarının beklenenden daha zayıf getiri sağlaması ve yüksek kamu borçlarının finansman maliyetlerini artırması.
IMF’ye göre mevcut büyüme performansını destekleyen teknoloji yatırımları ile ekonomik faaliyeti baskılayan enerji maliyetleri birbirine zıt yönde çalışıyor. Bu dengenin bozulması, hem büyüme hem de finansal piyasalar üzerinde yeni baskılar yaratabilir.
Savaş uzarsa büyüme daha da yavaşlayabilir
IMF’nin temel senaryosu, Hürmüz Boğazı’nın Mart 2027’ye kadar yeniden açılmasını ve deniz taşımacılığının Ekim 2027’ye kadar savaş öncesi koşullara büyük ölçüde dönmesini varsayıyor. Bu nedenle enerji akışlarında yaşanacak daha uzun süreli bir kesinti, tahminlerin aşağı yönlü revize edilmesine yol açabilir.
Kurumun olumsuz senaryosuna göre, çatışmaların derinleşmesi ve petrol fiyatlarının 2027’nin ilk çeyreği boyunca varil başına 130 doların üzerinde kalması halinde küresel büyüme, temel tahmine kıyasla 2026’da 0,2 puan, 2027’de ise 0,5 puan daha düşük gerçekleşebilir. Aynı senaryoda 2027 enflasyonunun 1,1 puan artarak yüzde 5,2’ye ulaşması öngörülüyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomiler açısından çift yönlü bir baskı yaratıyor. Bir yandan işletmelerin üretim ve nakliye maliyetleri artarken diğer yandan hane halklarının satın alma gücü zayıflıyor. Bu durum tüketimi ve yatırımları sınırlayarak ekonomik büyümeyi yavaşlatabiliyor.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından da bu senaryo önem taşıyor. Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, enerji faturasını ve üretim maliyetlerini artırırken enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Bununla birlikte, etkinin boyutu döviz kurları, enerji tedarik koşulları ve iç talebin seyrine de bağlı olacak.
Yapay zekâ yatırımları büyümeyi destekliyor, ancak risk de yaratıyor
IMF’nin dikkat çektiği ikinci önemli risk, yapay zekâ yatırımlarının küresel büyüme üzerindeki artan ağırlığı. Veri merkezleri, gelişmiş çipler ve hesaplama altyapısına yönelik harcamalar, teknoloji sektöründeki ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekliyor. Ancak yatırımların beklenen verimlilik artışını ve ticari getiriyi sağlayamaması durumunda, mevcut büyüme ivmesi tersine dönebilir.
Kurumun olumsuz senaryosuna göre yapay zekâ yatırımlarında sert bir gerileme ve buna bağlı varlık fiyatı düşüşleri, 2028’e kadar küresel ekonomik üretimi temel senaryoya kıyasla yüzde 1,1 azaltabilir. ABD ekonomisindeki kaybın ise yüzde 1,8’e ulaşabileceği hesaplanıyor.
Bu risk yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı değil. Yapay zekâ altyapısına yatırım yapan şirketlerin gelir beklentilerinin gerçekleşmemesi, hisse senedi değerlemelerini düşürebilir ve borçların geri ödenmesini zorlaştırabilir. Finansman koşullarının sıkılaşması, tüketim ve yatırımlar üzerinden reel ekonomiye de yansıyabilir.
IMF’nin değerlendirmesinde, yapay zekâ yatırımlarının küresel ticaret için taşıdığı önem de öne çıkıyor. Kuruma göre yapay zekâ ürünleri ticareti 2023-2025 döneminde yüzde 29 büyüdü. Aynı dönemde küresel ticaret artışı yüzde 8,3’te kaldı. Yapay zekâ bağlantılı ticaret hariç tutulduğunda genel ticaret artışının yüzde 4,6 düzeyinde olacağı hesaplandı. Bu tablo, teknoloji yatırımlarındaki olası bir yavaşlamanın ticaret akışlarını da etkileyebileceğine işaret ediyor.
Yüksek borçlar hükümetlerin hareket alanını daraltıyor
IMF’nin üçüncü uyarısı, artan kamu borçları ve borçlanma maliyetleriyle ilgili. Yüksek faizler, hükümetlerin bütçelerinde borç servisine ayrılan payı büyütürken altyapı, eğitim, sağlık ve ekonomik dönüşüm gibi alanlarda kullanılabilecek kaynakları azaltabiliyor.
Savaş kaynaklı enflasyonun tahvil getirilerini daha da yükseltmesi halinde kamu maliyesi üzerindeki baskının ağırlaşabileceği belirtiliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, yüksek finansman maliyetleri ve sınırlı bütçe kaynakları nedeniyle bu gelişmelere karşı daha kırılgan durumda.
IMF, hükümetlere bütçe açıklarını ve borç oranlarını sürdürülebilir bir patikaya çekme, olası şoklara karşı mali tamponları güçlendirme ve gerekli destekleri geçici ve hedefli tutma çağrısında bulunuyor. Kurum ayrıca enflasyonla mücadelede merkez bankalarının bağımsızlığının önemine dikkat çekiyor.
Küresel ekonomi için resesyon beklenmiyor
IMF’nin olumsuz senaryoları önemli risklere işaret etse de kurum, yapay zekâ yatırımlarının sert biçimde gerilediği durumda dahi küresel ekonominin mutlaka resesyona gireceğini öngörmüyor. Ancak bu değerlendirme, büyümenin mevcut hızını koruyacağı anlamına gelmiyor.
Kurumun temel mesajı, küresel ekonominin şimdiye kadar gösterdiği direncin yeni şoklara karşı sınırsız bir koruma sağlamadığı yönünde. Enerji fiyatlarının seyri, yapay zekâ yatırımlarının gerçek ekonomik getirisi ve kamu borçlarının finansman maliyeti, önümüzdeki dönemde büyümenin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.
Bu nedenle IMF, hükümetlerin yalnızca kısa vadeli büyümeye odaklanmak yerine mali dengelerini güçlendirmesi, finansal istikrarı koruması ve ekonomilerin yeni şoklara karşı dayanıklılığını artırması gerektiğini vurguluyor.






