Zeynel BALCI

MSCI’den gelen son uyarıyla borsadaki düşüş hız kazandı. Bu yılın önemli bir kısımı ABD-İran savaşı ve yüksek petrol fiyatlarının baskısı altında geçti. Uygulanan parasal sıkılaşma poltikasına bağlı olarak ekonomide yavaşlama ve bunun bilançolara yansımaları, yüksek faiz, enflasyon muhasebesi, siyasi gelişmeler derken haziran ayında MSCI’den gelen uyarılar olayın tuzu birberi oldu.

Bir bakıma dert üstüne dert. SPK, MSCI’ye 28 Ağustos’ta aldığı bir dizi tedbirle cevap verince borsada düşüş hareketinin pimi çekildi. 15 Ekim’de ise MSCI yaptığı genel değerlendirme arasında Türkiye’ye de bir parantez açtı ve endeks değişikliklerini dondurduğunu açıklarken alınan önlemlerin daha başlangıç olduğu, eğer gerekli adımlar atılmaz ise Borsa İstanbul’un statüsünden "Sınır Piyasa" veya "Bağımsız Piyasa" statüsüne düşürüleceğini vurguladı.

Endonezya’nın alt lige düşülmesine borsası %11’lik düşüşle karşılık vermesi Borsa istabul’daki tedirginliği biraz daha artırdı. Son açıklama ile Borsa İstanbul için kasım ayında yapılacak değerendirmenin haziran/2027 tarhine ertlenmesi bir parça bardağın dolu tarafı olarak görülebilir. O tarhine kadar gerekli önlemlerin alınması riski azaltabilir. Bunu yaşayıp göreceğiz.

Mevcut durum itibariyle, BIST100 Endeksi’ne pandemi sonrası başlayan 4 yıllık çıkış trendi kırıldı. Bu teknik açıdan önemli bir durum. Trend güç göstergesidir. Trend yoksa güç yoktur. Temel verilere bakıldığında ise Bosta İstanbul için “ucuz ve pimsiz” algısı son düşüşle daha da belirgin bir hal aldı. 300’den fazla hisse bilanço defter değerinin altında işlem görüyor.

Bu durum çıkışla ilgili umutlar olmayınca alıcı çekmeye yetmiyor. Eski bir borsacı sözü “hisse fiyatı yükselecek diye alınır” der. Bu yönde umutlar henüz yeşermiş ve borsa ne olacak da yükselecek sorusunun cevabı verilmiş değil. Ayrıca tasfiye sürecindeki fonlarla ilgili belirsizliğin tamamen kalktığını söylemek zor. Bu gibi durumlarda borsa çevrelerinde “ucuz etin yahnisi yavan olur” atasözü sıkça kullanılırdı. Bu sıralar tam da öyle bir sürecin içinden geçiyoruz.

Bu hafta Perşembe günkü toplantıda TCMB’den beklenen 100 baz puanlık faiz indiriminin mevcut satış baskısını kırması zor. Ancak olumlu fiyatlamaya konu olacak bir gündem oluşturabilir. BIST100 Endeksi’nin teknik tarafında bakıldığında ise; 11.300-11.400 ilk destek noktaları olarak görülürken bu seviyenin üzerinde sert düşüşe bağlı olarak tepki alım denemeleri görülebilir. Ancak olası tepki çıkışları 12.000 seviyesini geçemediği sürece satış baskısının korunması ve dip arayışının sürmesi beklenebilir.

Sakin seyrin sürdüğü para piyasalarında ise (faiz, döviz) TCMB faiz kararı sonrasına ayrıca baklam gerekecek. Gösterge tahvil faizindeki gerilme olası bir faiz indirimini fiyatlıyor izlenimi veriyor. Döviz sakin. Ancak faiz indirimi gelir, toplantı metnin de faizdeki düşüşün devamının geleceği iması gelirse döviz kurlarında hareketlilik görülmesi olasıdır. Bazı yabancı yatırım bankalarından geçtiğimiz günlerde “adil değere yakın değil” şeklinde görüşler gelmişti.. Para piyasalarına TCMB faiz kararı sonrası yeniden bir değerlendirme yapmak gerekebilir.