Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi 28 Eylül Pazartesi günü yüzde 2,38 değer kaybederek 12.592,76 puandan kapandı. Önceki kapanışa göre kayıp 306,59 puan oldu. Güne yüzde 1,62 düşüşle 12.689,87 puandan başlayan endeks, seans boyunca 12.455,53 ile 12.750,45 puan arasında dalgalandı. Toplam işlem hacmi 115,2 milyar liraya ulaştı.

Satış tabana yayıldı: Endeksteki 100 hisseden yalnızca 9'u günü artıda tamamlarken 91'i geriledi. BIST 30 endeksi yüzde 1,87 düştü. AA'nın aktardığına göre bankacılık endeksi yüzde 0,89, holding endeksi yüzde 3,31 kaybetti; en sert düşüş yüzde 8,73 ile finansal kiralama ve faktoring endeksinde görüldü. Gün içindeki dip seviye, endeksin 9 Mart'tan bu yana ilk kez 12.500 puanın altına indiği anlamına geliyor.

Düşüş, geçen haftaki kayıpların üzerine geldi. BIST 100, 21-25 Eylül haftasını yüzde 2,90 düşüşle 12.899,35 puandan kapatmış, aynı haftada mali endeks yüzde 9,86 gerilemişti. O hafta endeksin en düşük seviyesi 12.840,20, en yüksek seviyesi 13.370,03 puan olmuştu.

Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Yurt içinde gündemin merkezinde yatırım fonlarına yönelik soruşturma ve elektronik fon alım satım platformu üzerinden yapılan işlemler var. Küresel tarafta ise ABD Başkanı Trump'ın İran'ın barış önerisini reddetmesinin ardından yükselen petrol fiyatları enflasyon kaygısını artırdı; Fed'in faiz artırımlarını sürdürebileceği beklentisi ve yüksek tahvil getirileri risk iştahını zayıflattı.

Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?

Endeksin kısa sürede iki ayrı destek eşiğini kaybetmesi, fiyatlamada oynaklığın yüksek kaldığını gösteriyor. Tabana yayılan satış, düşüşün birkaç hisseyle sınırlı kalmadığına işaret ediyor; holding ve finansal kiralama tarafındaki kayıplar, fon kaynaklı pozisyon çözülmelerinin etkisinin sürdüğünü düşündürüyor. 28 Eylül'de en yüksek işlem hacmi ASELSAN, Türk Hava Yolları, Akbank, Tüpraş ve SASA hisselerinde oluştu.

İş dünyasına etkisi ne?

Hisse değerlerindeki geri çekilme, halka açık şirketlerin piyasa değerini ve sermaye piyasasından fon bulma koşullarını doğrudan etkiliyor. Oynaklığın sürmesi, bedelli sermaye artırımı ya da halka arz takvimi planlayan şirketlerin zamanlama kararlarını zorlaştırabilir.