Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar, fon piyasasında son dönemde yaşanan sorunların ardından normalleşme sürecinin yılbaşından itibaren başlayabileceğini ve piyasalarda en kötüsünün geride kaldığını belirtti. Borsa İstanbul'daki mevcut fiyat seviyelerini cazip bulduğunu ancak satış baskısının devam edebileceğini ifade eden Salar, 2027'nin Türk sermaye piyasaları açısından toparlanma yılı olacağını söyledi.
Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar, sermaye piyasalarında yaşanan dalgalanmaları, yatırım fonlarına yönelik alınan tedbirleri ve gelecek döneme ilişkin beklentilerini EKONOMİ Gazetesi'ne değerlendirdi.
Son dönemde yatırım fonları üzerinden yaşanan gelişmelerin sektörün tamamına mal edilmemesi gerektiğini belirten Salar, sorunlu olduğu tespit edilen 131 fonun karantinaya alındığını, buna karşılık mevzuata ve etik kurallara uygun faaliyet gösteren binlerce fon bulunduğunu söyledi.
Yaşananları sektör genelini kapsayan bir kriz olarak değerlendirmediğini ifade eden Salar, sorunların sınırlı sayıdaki kişi ve işlemden kaynaklandığını dile getirdi.
Normalleşme yılbaşında başlayabilir
Fon piyasasında sorunların giderilmesine yönelik adımların atıldığını ancak likidite sıkışıklığının henüz tam olarak aşılamadığını belirten Salar, piyasa koşullarının zaman içinde dengelenmesini beklediğini söyledi.
Türkiye'nin yabancı yatırımcılar açısından daha güvenilir ve uzun vadeli yatırımlara elverişli bir piyasa olma yolunda ilerlediğini savunan Salar, “Yönümüz doğru, yaptıklarımız doğru. Yılbaşından itibaren normalleşmeye başlayacağımızı tahmin ediyorum” dedi.
Piyasalarda en zorlu dönemin geride kalıp kalmadığı sorusuna ise Salar, “En kötüsü geride kaldı” yanıtını verdi.
Sermaye piyasalarında yeniden yapılanma süreci
Türkiye'de 2001 ekonomik krizinin ardından bankacılık sektöründe gerçekleştirilen reformları hatırlatan Salar, benzer bir dönüşümün bugün sermaye piyasalarında yaşandığı görüşünü dile getirdi.
Mevcut süreci sektör açısından bir arınma dönemi olarak nitelendiren Salar, “Bugün Türk portföy yönetim sektörü üç ay öncesine göre çok daha güvenli. Üç ay sonra çok daha güvenli olacağına, bir yıl sonra ise çok daha olumlu ve güvenli bir yapıya kavuşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasalarında risklerin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirten Salar, son dönemde ortaya çıkan sorunların olağan dalgalanmaların ötesine geçtiğini söyledi.
Sektörün yaşananlardan gerekli dersleri çıkarması gerektiğini vurgulayan Salar, doğru düzenlemeler ve denetim mekanizmalarıyla benzer büyüklükteki sorunların tekrarının önlenebileceğini ifade etti.
Yatırımcılara kurum seçimi uyarısı
Fon piyasasındaki gelişmelerin hem doğrudan sorunlu fonlara yatırım yapanları hem de borsadaki satış dalgasından etkilenen yatırımcıları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Salar, özellikle işlem hacmi düşük hisselerde kayıpların belirginleştiğini söyledi.
Yatırımcıların yalnızca getiri beklentisine odaklanmak yerine çalıştıkları finansal kuruluşları da dikkatle değerlendirmeleri gerektiğini belirten Salar, “Yatırımcılara doğru kurumları seçmelerini, doğru kişilerle çalışmalarını ve yatırımlarını daha fazla analiz ederek gerçekleştirmelerini öneriyorum. Doğru portföy yönetim şirketleri ve aracı kurumlarla çalışmaları önemli” dedi.
Borsa İstanbul ucuz ama...
Borsa İstanbul'daki değerlemelere ilişkin görüşlerini de paylaşan Salar, hisse senedi fiyatlarının mevcut seviyelerde düşük olduğunu ancak bunun kısa vadede yeni düşüşler yaşanmayacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Piyasadaki gerilemenin şirketlerin finansal performansından veya Türkiye ekonomisinin temel göstergelerindeki bozulmadan kaynaklanmadığını savunan Salar, likidite sıkışıklığı ve tasfiye amaçlı satışların fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Salar, “Bugün borsa ucuz mu? Buna gönül rahatlığıyla evet diyebilirim. Ancak daha ucuz fiyatlar görebilir miyiz, bundan emin olamıyorum. Bununla birlikte orta ve uzun vadeli yatırım perspektifinden bakıldığında Borsa İstanbul'u kesinlikle değerlendiririm” diye konuştu.
2027 için toparlanma beklentisi
Türk sermaye piyasalarının orta ve uzun vadeli potansiyeline güvendiğini belirten Salar, mevcut sorunların aşılmasıyla birlikte yatırımcı güveninin yeniden güçlenmesini beklediğini söyledi.
2027 yılının 2026'ya kıyasla daha olumlu geçeceğini öngören Salar, “2027, Türk finansal sisteminin ve Türk sermaye piyasalarının geri dönüş yılı olacak” değerlendirmesinde bulundu.
