Sefer LEVENT / EKONOMİ NOTLARI
Aslında piyasalar açısından olumlu bir hafta olması gerekiyordu. Merkez Bankası 22 Ekim'de dokuz ay aradan sonra faiz indirdi ve politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya çekti. Ancak Borsa İstanbul'da beklenen bahar havası gelmedi. Tam tersine, kararın açıklandığı gün BIST 100 endeksi yüzde 3,08 geriledi. 23 Ekim'de ise gün içinde satış baskısı daha da arttı. Endeks 11 bin puanın altına inerek 10.707 puanı gördü. Ancak kapanışa doğru gelen alımlarla 11.117 puana toparlandı.
Merkez Bankası'nın 100 baz puanlık indirimi piyasa için sürpriz değildi. Ekonomistlerin ağırlıklı beklentisi de faizin yüzde 36'ya çekilmesi yönündeydi. Bu nedenle yatırımcıların zaten beklediği bir kararın güçlü bir yükseliş yaratmaması şaşırtıcı değil.
Üstelik Merkez Bankası karar metninde temkinli mesajlar verdi. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki risklerine dikkat çekti ve sonraki adımların enflasyon görünümüne göre belirleneceğini açıkladı. Kısacası faiz indirimi geldi, ama hızlı bir indirim sürecinin garantisi verilmedi.
Peki normal koşullarda borsaya destek vermesi beklenen faiz indirimi neden işe yaramadı?
Sorunun yanıtını yalnızca para politikasında aramak yanlış olur. Çünkü Borsa İstanbul'un bugün faizden çok daha büyük bir sorunu var: Güven.
ALTI HAFTADA NE DEĞİŞTİ?
Fon krizinin görünür hale gelmesinden önce, 14 Eylül'de BIST 100 endeksi 14.236 puandaydı. 23 Ekim kapanışında ise 11.117 puana geriledi. Yaklaşık altı haftada yaşanan kayıp yüzde 21,9.
Düşüş, sorunlu fonlarla bağlantılı hisselerle de sınırlı kalmadı. Faiz kararının açıklandığı 22 Ekim'de BIST 100'deki 100 hisseden 95'i değer kaybetti. Sanayi endeksi yüzde 3,12 geriledi. Daha çarpıcı olanı, faiz indiriminden normalde olumlu etkilenmesi beklenen bankacılık endeksinin yüzde 3,62 ile sanayiden de sert düşmesiydi.
Bu tablo, satışların yalnızca belirli şirketlerdeki sorunlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Küresel piyasalardaki olumsuz hava, yükselen petrol fiyatları, şirketlerin finansman maliyetleri ve yabancı satışları da elbette etkili. Ama fon kriziyle derinleşen güven sorununun da piyasanın genelindeki satış baskısını artıran unsurlardan biri olduğu görülüyor.
YABANCI YATIRIMCI NE YAPIYOR?
Merkez Bankası verilerine göre yabancı yatırımcılar ekimin ilk üç raporlama haftasında toplam 526,9 milyon dolarlık net hisse satışı yaptı.
Yabancı yatırımcı kararını yalnızca Türkiye'deki gelişmelere bakarak vermiyor. Küresel riskler, enerji fiyatları, kur beklentileri ve alternatif piyasalardaki getiriler de belirleyici. Ne var ki uluslararası yatırımcı için piyasa kurallarının öngörülebilirliği ve denetimin etkinliği, ekonomik göstergeler kadar önemli.
Bu nedenle fon krizinin yarattığı belirsizlik giderilmeden yabancının kalıcı biçimde geri dönmesini beklemek fazla iyimser olur.
ÖNCE GÜVEN, SONRA YÜKSELİŞ
Faiz indirimi borsa için elbette önemli. Faizler düştükçe sabit getirili araçların cazibesi azalabilir, şirketlerin finansman koşulları iyileşebilir ve hisse senetleri yatırımcı açısından daha cazip hale gelebilir. Oysa son iki gün, faiz indiriminin tek başına yetmediğini gösterdi. Yatırımcı önce parasının adil koşullarda işleyen bir piyasada değerlendirildiğinden emin olmak istiyor.
Son haftalardaki fiyat hareketleri de bu güven sorununun izlerini taşıyor. 17 Eylül, 1 Ekim ve 20 Ekim'de piyasada toparlanmalar görüldü. Ancak bu yükselişlerin sağladığı kazanımlar kısa sürede silindi. Her yükselişi ya da düşüşü tek bir gelişmeye bağlamak mümkün olmasa da bu tablo, yatırımcının kalıcı bir iyileşmeye henüz ikna olmadığını düşündürüyor.
Buradan çıkarılacak ders açık. Faiz indirimi finansman koşullarını değiştirebilir, ama piyasaya duyulan güveni tek başına yeniden inşa edemez. Bunun için gerçek sahiplik yapılarının şeffaflaştırılması, koordineli işlemlerin etkin biçimde tespit edilmesi, denetimlerin güçlendirilmesi ve ihlallere karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması şart.
Borsa İstanbul'un yeniden sağlıklı ve sürdürülebilir bir yükselişe geçmesi için faizlerin düşmesi yetmeyecek.
Çünkü faiz kararını Merkez Bankası veriyor. Güven kararını ise yatırımcı.




